,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
İHALENİN FESHİ DAVASI AÇILAMAMIŞSA, YOLSUZ TESCİL DAVASI AÇILMALIDIR. / 08-01-2015
 İHALENİN FESHİ DAVASI AÇILAMAMIŞSA, YOLSUZ TESCİL DAVASI AÇILMALIDIR.

İhale usule aykırı yapılmış ise süresinde ihalenin feshi davası açılmamış olması ihaleye sıhhat kazandırmaz. İhalenin feshi davası yerine YOLSUZ TESCİL NEDENİYLE TAPU İPTALİ davası açılmalıdır. Bu dava her zaman açılabilir.

T.C.

YARGITAY

1.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2010/5029

KARAR NO: 2010/5612

KARAR TARİHİ: 12.05.2010

Hemen belirtmek gerekir ki; önceden İcra Tetkik Merciindeki ihalenin feshi davası ile taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık irdelenmeyip, İcra Hukuku ile sınırlı olarak yapılan işlemlerin uygunluğu ve ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediği değerlendirilmiştir.

Bilindiği gibi, İİK.´nun 18. maddesi uyarınca icra yargılaması basit yargılama usulüne tabidir. Öte yandan 134. maddenin ikinci fıkrasında öngörüldüğü üzere ihalenin feshi BK.´nun 226. maddesinde yazılı sebeplerde dahil olmak üzere yalnız İcra Mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenebilir, ilgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir şeklindeki düzenlemeler icra hukuk ile sınırlı ve basit yargılamayı ve ihalenin hazırlanış ve ifası ile sonuçlandırması sırasında vuku bulan İcra Mahkemesinden şikayet yoluyla istenebilen fesihleri tanımlamaktadır. Bu çerçevede kalan bir soruşturma ve değerlendirmenin mülkiyet hakkının illetini teşkil eden nedenin varlığına yada yokluğuna delalet edemiyeceği kabul edilmelidir. Türk hukuk sisteminde, tapu kayıtlarının oluşumunda illilik prensibi esastır. İhalenin feshi isteğinin reddedilmiş olması keyfiyeti temelde yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmaz.

Eldeki davada yukarıda açıklanan iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davanın, çekişme konusu taşınmaz kaydının davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun olduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı olduğu açıktır. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği de kuşkusuzdur.

T.C.

YARGITAY

1.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 1998/8069

KARAR NO: 1998/10472

KARAR TARİHİ: 06.10.1998

Mahkemece, icra ihalesinin feshi için dava açılmadığı; icra takibinin yasaya uygun bulunduğu görüşüyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, icra dosyasında, ödeme emri davacıya <birlikte Ş. K. Bilgin´e> biçiminde tapu sicil müdürlüğünde yazılı adresten başka bir adreste tebliğ edilmiş, diğer tebligat ilanen yapılmıştır. Esasen o tarihte davacının yurt dışında çalışmakta olduğu anlaşılmaktadır. Usulüne uygun adres araştırması da yapılmamıştır.

Öte yandan, davacının tüm borcunu ödediği sabittir. Anılan yön, mahkemenin de kabulündedir. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere davalının hilesi sonucu, davacının İİK. nun 134 ve BK.nun 126. maddelerinde belirtilen süreler içerisinde ihalenin feshi önlendiği takdirde, davacının yolsuz tescil nedeniyle her zaman dava açma hakkı mevcuttur.

Hal böyle olunca, davacının iddiası çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, yolsuz tescilin kanıtlanması durumunda, sonradan taşınmaz malı edinen davalının Medeni Kanunun 931. maddesinin koruyuculuğu altında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün belirtilen nedenlerden ötürü HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.5.1997 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık ücret tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 20.000.000 lira duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına 06.10.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 

 
Bugün Tekil: 84 Bugün Çoğul: 236 Dün Tekil: 547 Toplam Tekil: 1640723 Toplam Çoğul: 4058761
        Dataişlem