,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
DOLANDIRICILIK SUÇUNDA, SANIĞIN YASAL HAKLARINI SAVUNABİLMESİ İÇİN MÜDAFİİ TAYİNİ ZORUNLUDUR. / 19-02-2015
 DOLANDIRICILIK SUÇUNDA, SANIĞIN YASAL HAKLARINI SAVUNABİLMESİ İÇİN MÜDAFİİ TAYİNİ ZORUNLUDUR.

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

ESAS NO. 2012/20301

KARAR NO. 2014/13971

KARAR TARİHİ. 10.7.2014

DOLANDIRILICIK SUÇU--SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI--YASAL HAKLARININ SAVUNULMASI İÇİN MÜDAFİİ TAYİNİ İSTEMİ.

5271/m.150/1

Ceza Muhakemesi Kanunu MADDE 150

MÜDAFİİN GÖREVLENDİRİLMESİ

(Değişik madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.21.md)

(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.

(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.

(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.

(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

ÖZET : Dava; dolandırıcılık suçuna ilişkindir. Sanığın posta yoluyla mahkemeye gönderdiği dilekçesiyle; yasal haklarının savunulması için kendisine müdafii tayin edilmesini istediği cihetle, 5271 Sayılı C.M.K.nın 150/1. maddesi uyarınca müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması bozmayı gerektirmiştir.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Temyiz harcı tahsiline dair 6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesi’nin 29.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 20.10.2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 Sayılı kararıyla iptal edildiğinden, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek mahkemenin temyiz harcı ödenmemesi sebebiyle temyiz isteminin reddine dair 18.6.2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Sanığın katılana ait cep telefonu satışı yapılan iş yerine gelerek, burada çalışan ve kendisiyle ilgilenen tanık Dudu’ya kendisini gerçeğe aykırı bir şekilde ilçede görev yapan diş hekimi Ayşe’m eşi olarak tanıtıp kendisinin de doktor olduğunu söylediği, eşine telefon almak istediğini belirtip, 4 adet telefon seçerek bu telefonları eşine göstermek istediğini söylediği tanığın bu hususta iş yeri sahibi olan katılanla sanık arasında telefon görüşmesi sağladığı görüşmede katılanın telefonları göstermek için götürmesine izin vermeyip telefonu kapattığı halde sanığın katılandan izin almış gibi konuşmasını sürdürüp tanığı aldatarak suça konu telefonları eşine gösterip getirmek üzere alarak uzaklaşıp ortadan kaybolduğu olayda;

Sanığın posta yoluyla mahkemeye gönderdiği 19.7.2010 havale tarihli dilekçesiyle; yasal haklarının savunulması için kendisine müdafii tayin edilmesini istediği cihetle, 5271 Sayılı C.M.K.nın 150/1. maddesi uyarınca müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken C.M.U.K.nın 321. maddesi gereğince diğer hususular incelenmeksizin BOZULMASINA, 10.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
Bugün Tekil: 202 Bugün Çoğul: 483 Dün Tekil: 1276 Toplam Tekil: 1637302 Toplam Çoğul: 4049908
        Dataişlem