,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
POLİS MEMURUNUN SİLAHI İLE EŞİNİN İNTİHAR ETMESİ,BİLİNÇLİ TAKSİR SUÇUNU OLUŞTURUR. / 19-02-2015
 POLİS MEMURUNUN SİLAHI İLE EŞİNİN İNTİHAR ETMESİ,BİLİNÇLİ TAKSİR SUÇUNU OLUŞTURUR.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

Esas no. 2013/21595

Karar no. 2014/12058

karar Tarihi. 16.5.2014

POLİS MEMURUNUN KOLTUKTA UNUTTUĞU SİLAHI İLE EŞİNİN İNTİHAR ETMESİ--SANIĞIN CEZA VERİLEMEYECEK DERECEDE MAĞDUR OLMASI HÜKMÜ

Türk Ceza Kanunu MADDE 22

Taksir

(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.

(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

ÖZET : Taksirle öldürme suçunda; polis memuru olan sanığın eşi sanığın dolu olarak koltukta unuttuğu silahı ile intihar etmiştir. Sanığın eşi depresyonda olup olay günü muayene olmuştur. Sanığın eşinin hastalığının aktif döneminde intihara teşebbüs edebileceğini öngörebileceği ve eşinin silah kullanmayı bildiği halde dolu şarjör ve silahı herkesin kolayca ulaşabileceği bir yere bırakarak bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın eşinin ölümü ile sonuçlanan olayda sanık hakkında “failin ceza verilmesini gerektirmeyecek şekilde mağdur olması” hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekir.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Polis memuru olarak görev yapan sanığın, son 5-6 yıldır depresyon hastası eşi ile eşinin babasının köyde bulunan evine gittikleri, sanığın silahını yanında dolu şarjörü ile birlikte odalardan birinde koltuğun üzerine bıraktığı, ev halkı balkonda ve bahçede bulunurken ölenin eve girip eşinin koltuk üzerinde bulunan silahına şarjörü takıp başına bir el ateş ederek öldüğü olayda; sanığın ölü muayenesi sırasında verdiği ifadesinde; eşinin depresyon hastası olduğunu, olay günü eşinin rahatsızlığı nedeniyle psikiyatri bölümünde muayene olduğunu, doktorunun yatış önerdiğini ancak eşinin kabul etmemesi üzerine eşinin babasının köyde bulunan evine gittiklerini, eşinin daha önce yine kendi silahı ile iki kez intihara teşebbüs ettiğini, bu nedenle silahı eşinden sakladığını ve mermileri cebinde taşıdığını, hastaneden geldikten sonra cebinde taşıdığı mermileri şarjöre yerleştirerek silahı ve şarjörünü ayrı vaziyette odalardan birindeki koltuğun üzerine koyduğunu, eşinin şarjörün silaha nasıl takıldığını bildiğini beyan ettiği dikkate alındığında; sanığın eşinin hastalığının aktif döneminde intihara teşebbüs edebileceğini öngörebileceği ve eşinin silah kullanmayı bildiği halde dolu şarjör ve silahı herkesin kolayca ulaşabileceği bir yere bırakarak bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş olup tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Sanığın eşinin ölümü ile sonuçlanan olayda sanık hakkında TCK’nın 22/6-son maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

SONUÇ : Kanuna aykırı olup, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
Bugün Tekil: 56 Bugün Çoğul: 90 Dün Tekil: 1355 Toplam Tekil: 1582427 Toplam Çoğul: 3928204
        Dataişlem