,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
İLAMLI TAKİPLERDE YETKİLİ İCRA DAİRESİ (İİK. MAD. 34) / 30-04-2013
 İLAMLI TAKİPLERDE YETKİLİ İCRA DAİRESİ (İİK. MAD. 34)

I- İlamların icrası (uygulanması = infazı = yerine getirilmesi) her icra dairesinden istenebilir (İİK. mad. 34)

 Maddenin kesinlik taşıyan bu hükmü gereğince, "taşınmazların boşaltılma (tahliye ve teslimine)" ilişkin ilamların "taşınmazların bulunduğu yer" dışında da, alacaklı tarafından "istenilen icra dairesinde" takibe konulması mümkün olacaktır. Ancak, bu hükmün doğru olup olmadığı doktrinde eleştiri konusu olmuştur. Gerçekten bir görüşe göre; "taşınmazların tahliye (boşaltılma) ve teslimi hakkındaki ilamlar bakımından, İİK. mad. 34´ün yerinde ve doğru bir hüküm olduğu söylenemez". Diğer bir görüşe göre de;"ilamların yerine getirilmesi hükmü mukayeseli hukukta benzeri görülmeyen garip bir hüküm olup, bunun yasadan tamamen çıkarılması ve ilamların yerine getirilmesinde de İİK. mad. 50´de olduğu gibi, HUMK.´na yollama yapılması uygun olur."Doktrindeki bu eleştiri ve önerilere rağmen, Yargıtay bu hükmü bütün ilamlar hakkında uygulamaktadır.

Yüksek mahkeme;

- "Ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının"

- "İlamlı takip sonucunda alınmış aciz belgesine dayalı takibin" her icra dairesinde yapılabileceğini kabul etmiştir..

II- Alacaklı, icra takibine başladıktan sonra, ikametgahını değiştirirse, ilamlı icra takibinin, yeni ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesine havale edilmesini isteyebilir (mad. 34. c 2).

III- Maddede sadece "ilam"lardan bahsedilmekte ise de, "ilam niteliğindeki belgeler" (İİK. mad. 38)de, her icra dairesinde takip konusu yapılabilir. Yüksek mahkeme de aynı doğrultuda içtihatta bulunmuştur8. Örneğin;

- "Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren akit tablosuna dayanan takiplerin"

- "İcra dairesindeki kefaletlere dayanan takiplerin"

- "Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren ve noterce düzenleme suretiyle yapılan senetlere dayanan takiplerin"

- "Yabancı memlekette, o ülkenin yasalarına göre yetkili kılınmış noter tarafından düzenlenen ve oradaki Türk Konsolosluğunca onaylanmış senetlere dayanan takiplerin"

- "Mahkeme önündeki sulh ve kabullere dayanan takiplerin"

- "Oda kararlarına dayanan takiplerin"14 her icra dairesinde yapılabileceğini belirtmiştir.

IV- İlamlı takiplerde, "y e t k i i t i r a z ı"nda bulunulabilir mi?

Bilindiği gibi, yetkinin kamu düzeninden sayılmadığı konularda, taraflar yetki sözleşmesi yaparak aslında yetkisiz olan bir mahkemenin yetkili olduğunu kararlaştırabilirler (HUMK. mad. 22).

"Yetki sözleşmesi" ile "yasa gereği yetkili olan ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin kaldırılıp kaldırılmayacağı" -yani; "olumsuz yetki sözleşmesi"nin geçerli olup olmayacağı- doktrinimizde tartışmalı olduğundan, ilamlı takipler konusunda "ilamların icrasının her icra dairesinden talep olunabileceği"ni belirten İİK. mad. 34´ün aksinin kararlaştırılıp kararlaştırılamayacağı yani alacaklı ve borçlunun "belirli bir yerde" icra takibinin yapılabileceğini kararlaştırmaları halinde, alacaklının "kararlaştırılan bu yer dışında, başka bir yerdeki icra dairesinde ilamlı takip yapabilip yapamayacağı" da kesin olarak -hukukumuzda- çözüme kavuşmuş değildir. Gerçekten, ´olumsuz yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını´ belirtenlere göre, "alacaklı elindeki ilamı dilediği icra dairesinde icraya koyabilir. Buna göre borçlu ilamlı icrada yetki itirazında bulunamaz. Çünkü, başvurulan her icra dairesi yetkilidir". ´Olumsuz yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu´ kabul edenlere göre ise, "İİK. mad. 34´ün aksine bir yetki sözleşmesi yapılabilir" Yargıtay İcra ve İflas Dairesi -çok eski tarihli bir kararında- ikinci görüşü -kısmen- benimseyerek "´ilam niteliğindeki bir belge´ olan noter senedinde, belirli bir yerdeki icra dairesinin yetkili olacağının kabul edilmiş olması halinde, alacaklının sadece bu yer ile borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takipte bulunabileceğini" belirtmiştir. Yine yüksek mahkeme (12. HD.) -oldukça yeni tarihli bir içtihadında- "takibin yetki yönünden iptalinden sonra, yetkili olduğu belirlenen icra dairesinden borçluya yeniden ´icra emri´ gönderilmesi gerektiğini" vurgulayarak, ilamlı takiplerde "yetki itirazı"nın yapılabileceğini -zımnen- kabul etmiştir...

Kanımızca, ilamlı icra takipleri hakkında "özel bir yetki kuralı" niteliğinde olan İcra ve İflas Kanununun 34. maddesinde açıkça "ilamların icrasının her icra dairesinden talep olunabileceği" öngörülmüş olduğundan, alacaklı ile borçlunun bunun aksini kararlaştıramamaları bizce daha doğru olur...

 
Bugün Tekil: 202 Bugün Çoğul: 482 Dün Tekil: 1276 Toplam Tekil: 1637302 Toplam Çoğul: 4049907
        Dataişlem