,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ / 22-10-2013
EV EŞYALARININ HACZİNDE YANLIŞ UYGULAMALAR BAŞ GÖSTERDİ

EV EŞYASI İLE İLGİLİ YENİ KANUNİ MADDE.

MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (2), (3) ve (12) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (13) numaralı bent ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“2. Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya,

3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,”

“12. Borçlunun haline münasip evi,”

“13. Öğrenci bursları.”

“Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.

İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.”

Madde acık,yanlız maddenin lafsına ve ruhuna vakıf olamayan bazı icra memurları,uygulamada kendilerine tanınan değerlendirme yetkisinde ev eşyasının hacze caiz olup olmadığı kararının bilincli veya bilinçsiz hataya düştükleride görülmeye başlandı. yoksa icra memuru bu yeni düzenlemeyi icra memuru ile alacaklı vekili arasında ahpab cavuş ilişkisinin yeniden düzenlendiğinimi algıladı.(Ben bunun haciz talebi üzerine bu talep doğrultusunda taktirini bu yönde kullandığı bunun bu şekil yerleşik bir durum alması icin hareket edildiği kanatindeyim )

ÖNCELİKLE Yasa maddesinde" LÜZÜMLU EV EŞYASI DENMEKTEDİR" Peki "PEK LÜZUMLU EV EŞYASI"Ayrımı nereden çıkartılmaktadır,Burada ayrım yapılacaksa peki ozaman hukuk icra memurunun taktir hakkınamı sunulmuştur.?Anayasasına ‚Sosyal Devlet‘ karvarmını koymuş olan bir devlet, vatandaşlarına insanca bir yaşam sürdürmeleri için gereken olanakları sağlamalıdır. Bu olanaklardan bir tanesi de vatandaşın günlük yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan ve lüzumlu ev eşyasının haciz dışı bırakılmasıdır.

Bakınız Alman hukukunda lüzümlü eşye nasıl değerlendirilmiştir.

Borçlunun şahsı için ve evinin idaresi için gerekli olan eşyalar, özellikle Elbisler, Çamaşırlar, Yataklar, borçlunun borcuna ve mesleki durumuna uyacak ölçüde Ev ve mutfak gereçleri.

Haczi caiz olmayan diğer eşyaların tamamını saymaya gerek yok bence, ama buzdolabı, çamaşır makinası ve bir televizyonun, bilgi sayar haczi caiz değil, lüks olmamak koşulu ile. Lüks bir eşyayı haczeden icra memuru o eşyanın yerine aynı fonksiyonu görebilecek başka bir eşya getirmek zorundadır. Satıldıklarında haciz masraflarını karşılıyacak gelir getirmesi beklenmiyen eşyalar hacz edilmez denmektedir işte alman huku böyle diyor, Ayrıca hicbir Avurupa Ülkesinde TV haczi mümkün olmayıp yasaktır. BİZİM ÜLKEMİZDEKİ BAZI AVUKAT ZİHNİYETİDE GAZETE OKUSUN DİYOR.

Burada icra memuruna sınırlı ve dar yorum hakkı tanınmamıştır,eskidende bu yoktu yanlız bilinçli veya bilinçsiz yanlış uygulamalar neticesinde bu sanki hukuki bir yetki ve hukuki hak olarak yorumlanmak sureti ile yerleşik gösterdi ve bu uygulamalar neticesinde .Burada icra memurları sadece alacaklının hakkını koruma düşüncesi ile hareket ederek bu arada borclununda haklarının olduğunu malesef unutuldu ve illaki alacaklı veya vekilinin taleplerini yerine getirmekle mükellef olduklarını ve bazı yargıtay kararlarınında bu doğrultuda olması kamu görevlisi olan icra memurunun(devletin memuru) olduğunu unutturularak, kamu görevi yapan alacaklı vekilinin emrine sokuldu.Şimdi artık yeni düzenleme ile buna net bir cizgi cekilerek,devletin memuru olduğunu artık hacizde alacaklının talebinle bağlı olmadığını buna kendi karar vereceği belirtildi(yani alacaklı vekili ben sorumluluğu üzerime alıyorum haciz et şu eşyayı dediğinde hacize caiz olmayan eşya icra memurunca hicbir hukuki dayanağı olmıyan bu emri buyruğu yerine getiriyordu, cünkü icra memuru alacaklının talebiyle bağlı kılınmış ve uygulama yanlışta olsa bu şekil sistem geliştirilerek uygulama bu yönde bilinçli bir şekilde oturtulmuştu ve böylede bugüne kadar süre geldi.)

Alacaklı vekilininde haciz mahaline borclunun rızası olmadan girme hakkı zaten eskiden beri yoktu,Böyle bir kanuni maddede (İİK) hicbir maddesinde yer almamaktaydı,sadece haciz tutanahı müzmini olarak tutanağı imzalama hakkı vardı bu tutanahı haciz mahali dışındada imzalıya bilirdi,cünkü hacizi ve haciz işlemini yapmakla devletin haciz memuru görevliydi,Çok defalar avukatların yanında calışan iş takipcileri katipleri bu haciz yerlerine gelerek haciz mahalina girerler ,İCRA MEMURU İLE HACİZİ TAMAMLARLAR, AVUKATIN KATİBİDE KONUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLAL SUÇUNU İŞLER, DEVLETİMİN İCRA MEMURUDA BUNA SESSİZ KALARAK ODA AYRI BİR SUÇ İŞLERDİ.Bunlar biliniyordu veya bilinmiyordu neticede şikayet sözkonusu olmayınca buda bir işlerlik kazanmadığı icin sanki yasal görünümlü bir zemine oturtulmuştu.

Şimdide yeni ev eşyası haczi uygulamasındada sanki bu kanuni madde delinerek başka bir zemine oturtulmak istenmesi gibi bir hava icersinde olunduğu yeni hacizlerde baş göstermeye başladı.

BAKINIZ BİR HUKUK SİTESİNDE ŞÖYLE BİR MESAJ OKUDUM,MESAJI YAZAN BİR BAYAN AVUKAT DİYORKİ.

Bir borcludan müvekkilinin alacahını tahsili icin ihtiyadi haciz kararı ile borclunun evine menkul haczine gittiklerini,burada evde Buz dolabı,Kilimanın haricinde diğer eşyaları haciz ederek muhafaza altına aldıklarını(Yani yediemin deposuna götürmüşler)Bunun üzerine borcluda icra mahkemesine şikayet ettiğini(eşyasını geri almak icin haciz edilmezlik şikayeti) ve kendisine mahkeme icin davetiyenin tebliğ edildiğini,bu durumda ne ola bilir diyerek diğer hukukcu arkadaşlarının görüşüne baş vuruyor gayet normaldir.Ayrıca haciz ettikleri eşyalarıda sıralı liste şeklinde yazmış ve her eşyanın karşısınada yorumunu eklemiş birlikte şu listeye bir gözatalım, bizde bu eşyalar LÜZUMLUMU,LÜZUMSUZMU,PEK LÜZÜMLÜMÜ görelim.Amacım burada mademki hayatı yaşamı idame ettire bilmek icin ev eşyası haciz edilmiyecekse,Buzdolabı,Kılima bırakılıpta diğer eşyalar neden gitti,Burada İCRA MEMURU NEDEN BÖYLE BİR HACZE KARAR VERDİ ve GEREKÇESİ NEYDİ.?

1-Haciz mahalinde tanzim edilen haciz tutanahının bir sureti borcluya verildimi.?Kanunen verilmesi gerekir.

2-Haciz tutanahında acaba borclu buzdolabı ve kılima dışında diğer ev eşyalarımın haczine muavfakat ediyorum haciz ede bilirsiniz diye haciz tutanahına böyle bir beyanda bulunarak muavfakat verdimi, borclunun bunu yapmıyacahından hernekadar emin olsakta herşey ola bilir.? eğer vermediyse bu eşyaların haczi mümkün değildir.

ŞİMDİ HACİZ EDİLEN EŞYA LİSTESİNİ AYNEN OLDUĞU GİBİ BIRAKIYORUM.

Olayı somutlaştırabilmek adına haczedilen menkulleri listeliyorum. Ancak yalnızca bu olay bazında değil, genele ilişkin görüşlerinizi de paylaşmanızı isterim.

1. 1 bulaşık makinası - Kanaatimce lüzumlu değildir. Elde de yıkanabilir.

2. 1 no-frost buzdolabı - Lüzumlu olduğunu düşünüyorum.

3. 1 mikrodalga fırın - Lüzumsuz 

4. 1 çamaşır makinası - Çamaşır makinası konusunda emin değilim.

5. 1 tüplü TV - Kanaatimce TV lüzumlu değildir. Vatandaş bilgilenmek için gazete okuyabilir.

6. 1 82 ekran LCD TV -

7. 1 toplama bilgisayar takımı - Evde kullanılan PC´nin lüzumlu olduğunu düşünmüyorum.

8. 1 klima - Klima konusunda da emin değilim. Evde başka ısıtıcı yoksa pekala lüzumlu olabilir.

9. 1 oyun konsolu ve 2joystick - Tamamen zevke ilişkin eşyalar.

10. 2+1 ses sistemi - TV ve bilgisayarın olmadığı yerde lüzumsuz kalacaktır .

5- Avukat yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.

Ben bu yukardaki haciz mahalinde haczedilerek muhafaza altına alınıp götürülmüş eşya listesindeki eşya muhteviyatının,LÜZUMLUMU,LÜZUMSUZMU,PEKMİ LÜZUMLU,PEKMİ LÜZUMSUZ,OLA BİLİRMİ OLMIYADA BİLİRMİ GİBİ,EMİN DEĞİLİM GİBİ Böyle bir gereksiz yorumdada bulunmak istemiyorum,yukardaki eşyaların hayatın ve yaşamın sürdürülmesinde zaruri ihtiyac olduğunu ilk okul birinci sınıf öğrencisi torunuma sorduğumda bu eşyalar bir evde olmazsa ne olur dediğimde dede dalgamı geciyorsun bu eşyalar olmazsa annem nasıl camaşır yıkıyacak ben okula giderken beslenme cantama poğaçayı nerden koyacahım,öğretmen ödev veriyor ödevimi bilgi sayardan araştırıyorum, yağmurlu günlerde okulların tatil olup olmadığını TV den öğreniyorum bu olmaz ise nerden öğreneceğiz, dede sen yaşlandın galba deyince soruyu sorduğumada bin pişman olarak rezil olduğumun farkına vardım.

Arkama yaslanarak şöyle bir düşünceye daldığımda şu hukuk sitelerinde yazılan bu mesajları, ülkemizde ve yabancı ülkelerin hukukcularının,hukuk severlerinin,vatandaşlarının okuduğunda ülkemizin hukuk sistemi ve bir eşyanın işe yarayıp yaramadığı yorumunda güclük ceken hukukcusu hakkında ne düşünüldüğünü tahmin dahi etmek istemiyorum.

Bu haksız haciz neticesi borclu ve aile fertlerinin mağduriyetine sebeb verilmesi neticesinde doğmuş ve doğacak zararlarından cezai ve hukuki sonuclarından sorumlu tutulacağını belirmek isterim.



 
Bugün Tekil: 1429 Bugün Çoğul: 2620 Dün Tekil: 1258 Toplam Tekil: 1643326 Toplam Çoğul: 4063852
        Dataişlem