,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
CEZA HUKUKUNDA ARAMA – DENETİM- KONTROLLER VE ELKOYMA / 11-09-2014
 CEZA HUKUKUNDA ARAMA – DENETİM-  KONTROLLER VE ELKOYMA

1. Arama ve El koymaya ilişkin Hükümler :

I. ANAYASA :

 Özel hayatın gizliliği :

Madde 20 - Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme

hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Son Cümle

İptal: 03.10.2001 4709/5. m.)

  (Değişik 2. Fıkra: 03.10.2001 4709/5. m.)Milli güvenlik, kamu düzeni, suç  işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının  hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri  bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el  konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına  sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi  halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

 Konut dokunulmazlığı :

Madde 21 -(Değişik : 03.10.2001 4709/6. m.)

 Kimsenin konutuna dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin  önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve  özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre  verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca  bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;  kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.  Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim,

kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma

kendiliğinden kalkar.

 

II. CEZA MUHAKEMELERİ KANUNU :

Şüpheli veya sanıkla ilgili arama

MADDE 116. - (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği

hususunda makul Şüphe varsa; Şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri

veya ona ait diğer yerler aranabilir.

Diğer kişilerle ilgili arama

 

MADDE 117- (1) şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin  elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona  ait diğer yerler aranabilir.

(2) Bu hâllerde aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suçun delillerinin  belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların  varlığına bağlıdır.

(3) Bu sınırlama, şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile, izlendiği sırada  girdiği yerler hakkında geçerli değildir.


Gece yapılacak arama


MADDE 118. - (1) Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde  arama yapılamaz.

(2) Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya  gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar  yakalanması amacıyla yapılan aramalarda, birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Arama kararı


MADDE 119. - (1) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan  hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler.

(2) Arama karar veya emrinde;

a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,

b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da  eşya,

c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,  Açıkça gösterilir.

(3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır. Arama  sonucunda bazı eşyaya el koyma söz konusu olduğunda 127 nci maddenin birinci  fıkrası hükmü uygulanır.

(4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde  arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi  bulundurulur.

(5) Askerî mahallerde yapılacak arama, hâkim veya Cumhuriyet savcısının  istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir.

Aramada hazır bulunabilecekler


MADDE 120. - (1) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada  hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır  bulundurulur.

(2) 117 nci maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâllerde zilyet ve  bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya başlamadan önce aramanın amacı  hakkında bilgi verilir.

(3) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.

 

Arama sonunda verilecek belge

 

MADDE 121. - (1) Aramanın sonunda hakkında arama işlemi uygulanan  kimseye istemi üzerine aramanın 116 ve 117 nci maddelere göre yapıldığını ve 116  ncı maddede gösterilen durumda soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini  belirten bir belge ve istemi üzerine el konulan veya koruma altına alınan eşyanın  listesini içeren bir defter ve eğer şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu belirten bir belge verilir.

(2) Birinci fıkrada belirtilen belgelerde, hakkında arama işlemi uygulanan  kimsenin, el konulan eşyanın mülkiyetine ilişkin görüş ve iddialarına da yer verilir.

(3) Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir defteri yapılır ve bu  eşya resmî mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur.


Belge veya kâğıtları inceleme yetkisi

 

MADDE 122. - (1) Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya  kâğıtlarını inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir.

(2) Belge ve kâğıtların zilyedi veya temsilcisi kendi mührünü de koyabilir veya  imzasını atabilir. İleride mührün kaldırılmasına ve kâğıtların incelenmesine karar  verildiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunmak üzere, zilyedi veya temsilcisi ya  da müdafii veya vekili çağrılır; çağrıya uyulmadığında gerekli işlem yapılır.

(3) İnceleme sonucu soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmadığı  anlaşılan belge veya kâğıtlar ilgilisine geri verilir. 

Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara el konulması


MADDE 123. - (1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç  müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.

(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya  el konulabilir. İstenen eşyayı vermeyenler hakkında yapılacak işlem

 

MADDE 124. - (1) 123 üncü maddede yazılı eşya veya diğer malvarlığı  değerlerini yanında bulunduran kişi, istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim  etmekle yükümlüdür.

(2) Kaçınma hâlinde bu şeyin zilyedi hakkında 60 ıncı maddede yer alan  disiplin hapsine ilişkin hükümler uygulanır. Ancak, şüpheli veya sanık ya da  tanıklıktan çekinebilecekler hakkında bu hüküm uygulanmaz.

içeriği Devlet sırrı niteliğindeki belgelerin mahkemece incelenmesi


MADDE 125. - (1) Bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler, Devlet sırrı  olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz.

(2) Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgeler, ancak mahkeme hâkimi  veya heyeti tarafından incelenebilir. Bu belgelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu  açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgiler, hâkim veya mahkeme başkanı  tarafından tutanağa kaydettirilir.

(3) Bu madde hükmü, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan  suçlarla ilgili olarak uygulanır.

El konulamayacak mektuplar, belgeler

MADDE 126. - (1) şüpheli veya sanık ile 45 ve 46 ncı maddelere göre

tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere; bu kimselerin  nezdinde bulundukça el konulamaz.


El koyma kararını verme yetkisi

 

MADDE 127. - (1) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan  hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile kolluk görevlileri, el koyma işlemini  gerçekleştirebilir.

(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, el koyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir.

(3) Cumhuriyet savcısının yazılı emri yirmi dört saat içinde görevli hâkimin  onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar;  aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan  kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.

(5) El koyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.

(6) Askerî mahallerde yapılacak el koyma işlemi, hâkim veya Cumhuriyet  savcısının istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir.

Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma

MADDE 128. - (1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve  bu suçlardan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli  veya sanığa ait;

a) Taşınmazlara,

b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,

c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,

d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,

e) Kıymetli evraka,

f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,

g) Kiralık kasa mevcutlarına,

h) Diğer malvarlığı değerlerine,

El konulabilir. Bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli  veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, el koyma işlemi  yapılabilir.

(2) Birinci fıkra hükmü;

a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),

3. Hırsızlık (madde 141, 142),

4. Yağma (madde 148, 149),

5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),

6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),

7. Hileli iflas (madde 161),

8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

9. Parada sahtecilik (madde 197),

10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),

11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),

12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236),

13. Zimmet (madde 247),

14. İrtikap (madde 250)

15. Rüşvet (madde 252),

16. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307,  308),

17. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315)  suçları,

18. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333,

334, 335, 336, 337) suçları.

b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan  silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,

c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında  tanımlanan zimmet suçu,

d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren  suçlar,

e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü  maddelerinde tanımlanan suçlar,

Hakkında uygulanır.

(3) Taşınmaza el konulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra  edilir.

(4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararı, bu  araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.

(5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba el konulması kararı,  teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur.  Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. El koyma kararı  alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler  geçersizdir.

(6) şirketteki ortaklık paylarına el koyma kararı, ilgili şirket yönetimine ve  şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik iletişim araçlarıyla derhâl  bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne  ayrıca tebliğ edilir.

(7) Hak ve alacaklara el koyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye teknik  iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili gerçek veya  tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir.

(8) Bu madde hükmüne göre alınan el koyma kararının gereklerine aykırı  hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun "Muhafaza görevini kötüye kullanma"  başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır.

(9) Bu madde hükmüne göre el koymaya ancak hâkim karar verebilir.

Postada el koyma

MADDE 129. - (1) Suçun delillerini oluşturduğundan şüphe edilen ve gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturma ve kovuşturmada adliyenin eli altında olması  zorunlu sayılıp, posta hizmeti veren her türlü resmî veya özel kuruluşta bulunan  gönderilere, hâkimin veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet  savcısının kararı ile el konulabilir.

(2) Hâkim kararının veya Cumhuriyet savcısının emrinin kendilerine bildirilmesi  üzerine el koyma işlemini yerine getiren kolluk memurları, birinci fıkrada belirtilen  gönderilerin içinde bulunduğu zarfları veya paketleri açamazlar. El konulan gönderiler,  ilgili posta görevlilerinin huzuru ile mühür altına alınıp derhâl el koyma kararını veya  emrini veren hâkim veya Cumhuriyet savcısına teslim edilir.

(3) Soruşturma ve kovuşturmanın amacına zarar vermek olasılığı  bulunmadıkça, alınmış tedbirler ilgililere bildirilir.

(4) Açılmamasına veya açılıp da içeriği bakımından adliyenin eli altında  tutulmasına gerek bulunmadığına karar verilen gönderiler, hemen ilgililerine teslim  olunur.

 

Avukat bürolarında arama, el koyma ve postada el koyma

MADDE 130. - (1) Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda  belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro  başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur.

(2) Arama sonucu el konulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda  arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile  müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu  şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu  konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden,  kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim el konulan

şeyin avukatla müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu saptadığında,  el konulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan  kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar, yirmi dört saat içinde verilir.

(3) Postada el koyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro  başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine ikinci fıkrada belirtilen  usuller uygulanır.

El konulan eşyanın iadesi

MADDE 131. - (1) şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait el konulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması  veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re´sen veya istem  üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar  verilir. istemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.

(2) 128 inci madde hükümlerine göre el konulan eşya veya diğer malvarlığı

değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç  bulunmaması halinde, sahibine iade edilir.

 

 

El konulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması

MADDE 132. - (1) El konulan eşya, zarara uğraması veya değerinde esaslı  ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı halinde, hükmün kesinleşmesinden  önce elden çıkarılabilir.

(2) Elden çıkarma kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde  mahkeme tarafından verilir.

(3) Karar verilmeden önce eşyanın sahibi olan şüpheli, sanık veya ilgili diğer  kişiler dinlenir; elden çıkarma kararı, kendilerine bildirilir.

(4) El konulan eşyanın değerinin muhafazası ve zarar görmemesi için gerekli  tedbirler alınır.

(5) El konulan eşya, soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı,  kovuşturma evresinde mahkeme tarafından, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri  almak ve istendiğinde derhâl iade edilmek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere,  şüpheliye, sanığa veya diğer bir kişiye teslim edilebilir. Bu bırakma, teminat  gösterilmesi koşuluna da bağlanabilir.

(6) El konulan eşya, delil olarak saklanmasına gerek kalmaması halinde, rayiç  değerinin derhâl ödenmesi karşılığında, ilgiliye teslim edilebilir. Bu durumda  müsadere kararının konusunu, ödenen rayiç değer oluşturur. 

Şirket yönetimi için kayyım tayini


MADDE 133. - (1) Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu  hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya  çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde,  hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir.  Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın  onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği  açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun  vasıtalarla ilan olunur.

(2) Hâkim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret,  şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan  dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde; ücret  olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanunî faiziyle birlikte Devlet  Hazinesinden karşılanır.

(3) İlgililer, atanan kayyımın işlemlerine karşı, görevli mahkemeye 22.11.2001  tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk  Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurabilirler.

(4) Bu madde hükümleri ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak  uygulanabilir.

a) Türk Ceza Kanununda yer alan,

1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),

2. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

3. Parada sahtecilik (madde 197),

4. Fuhuş (madde 227),

5. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),

6. Zimmet (madde 247),

7. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),

8. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315),

9. Devlet Sırlarına KarĢı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333,

334, 335, 336, 337),

Suçları,

b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,

c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında  tanımlanan zimmet suçu,

d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren

suçlar,

e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü  maddelerinde tanımlanan suçlar.

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama,

kopyalama ve el koyma

 

MADDE 134. - (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka surette  delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine  şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde  arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların  çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim tarafından karar verilir.

(2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin  çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması  halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve  gereçlere el konulabilir. şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması  halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında, sistemdeki  bütün verilerin yedeklemesi yapılır.

(4) İstemesi halinde, bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline  verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da, sistemdeki  verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda  yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.

III. ADLÎ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİ :

Tanımlar

Madde 4- Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden;

Araç: Her türlü kara, deniz ve hava nakil vasıta ve taşıtlarını,

Cumhuriyet savcısı: Yetkili Cumhuriyet savcısını,

El koyma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili  olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına  rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemini, Gece vakti: Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir

saat evvele kadar devam eden süreyi,

Gecikmesinde sakınca bulunan hâl:

a) Adlî aramalar bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser,  emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin tespit  edilememesi ihtimalinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hâkimden karar almak için  vakit bulunmaması hâlini,

b) Önleme aramaları bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve  hürriyetlerinin korunmasının tehlikeye girmesi veya zarar görmesi, suç işlenmesinin  önlenememesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı  madde veya eşyanın tespit edilememesi ihtimalinin ortaya çıkması ve gerektiğinde  hâkimden karar almak için vakit bulunmaması hâlini,

Hâkim: Yetkili sulh ceza hâkimini veya hâkimi,

Kolluk: Jandarma, polis, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza görevlilerini,

Koruma altına alma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek  veya müsadereye tâbi olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin  kendiliğinden vermesini veya el konulana kadar geçici olarak alıkoymayı,

Mülkî âmir: illerde vali veya bu konuda yetkilendirdiği yardımcısını, ilçelerde

kaymakamı,

Özel güvenlik görevlisi: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna  göre valiliklerce çalışma izni verilen, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza  Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılan ve görev alanlarında yetkili olan  kişileri,

Suçüstü:

a)İşlenmekte olan suçu,

b) Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu,

c) Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin  işlediği suçu, ifade eder.

Adlî arama ve kapsamı

  Madde 5- Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık  etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya  hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için  hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının  yazılı emriyle bir kimsenin, özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre  yapılan araştırma işlemidir.

 

Makul şüphe

  Madde 6- Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında  genellikle duyulan şüphedir.

Makul şüphe, aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili kişinin veya onunla  birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun taşındığından şüphe  ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak belirlenir. Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin  yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır.

Adlî aramalarda karar ve emir verme yetkisi

Madde 7- Adlî aramaya karar vermek yetkisi hâkimindir. Kolluk, arama kararı  alınmasını talep ettiği durumlarda, makul şüphe sebeplerini belirten ayrıntılı ve  gerekçeli bir rapor hazırlar ve Cumhuriyet savcısına başvurur. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları, eşyası ve aracı aranamaz, konutuna  girilemez ve buradaki eşyaya el konulamaz. Ancak 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçlar bakımından, özel konut ve eklentilerinde hâkim kararı  olmadıkça arama yapılamaz.  Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk, makul şüphe sebeplerini,  iletişim araçlarından da yararlanarak en seri şekilde Cumhuriyet savcısına intikal  ettirir. Cumhuriyet savcısı, gerekli gördüğü takdirde verdiği yazılı emri, iletişim  araçlarından da yararlanarak en seri şekilde ilgili kolluğa iletir.

 

Arama talep, karar veya emrinde;

a) Aramanın nedenini oluşturan fiil,

b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da  eşya,

c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,

d) Aranılacak eşyanın elde edilmesi hâlinde el konulup konulmayacağı, açıkça gösterilir.

Cumhuriyet başsavcılıklarınca, arama ile ilgili kararları vermek üzere, yirmi dört saat  süreyle nöbetçi Cumhuriyet savcısı görevlendirilir.

 

Karar alınmadan yapılacak arama


Madde 8- Aşağıdaki hâllerde ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz:

a) Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri veya zorla getirme kararı  bulunan kişi ile hakkında gıyabî tutuklama kararı verilen kaçak yakalandığında  üstünde, yakalanması amacıyla konutunda, işyerinde, yerleşim yerinde, bunların  eklentilerinde ve aracında yapılacak aramada,

b) Hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile veya kolluk  tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak  kaba üst aramasında,

c) Gözaltına alınan kişinin, nezarethaneye konmadan önce yapılan üst  aramasında,

d) Herhangi bir sebeple hukuka uygun şekilde yakalandıktan sonra kolluk  güçlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin veya işlenmekte olan veya henüz işlenmiş olan veya pek az önce işlendiğini gösteren belirtilerin olduğu suçun failinin  yakalanması amacıyla takibi sırasında girdikleri araç, bina ve eklentilerinde  yakalanması amacıyla yapılacak aramalarda,

e) 1) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin ikinci  fıkrası kapsamında, kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu  maddelerin bulunduğu şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlarda hemen yapılan aramalarda,

2) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin altıncı  fıkrası kapsamında gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından  kuşkulanılan kişilerin gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranmasında;

3) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 18 inci maddesinin ikinci  fıkrası kapsamında, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince  belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden gümrük bölgesine girmek, çıkmak veya  geçmek ve bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçlarının yetkili  memurlar tarafından durdurulmasında ve bu kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa  taşıma araçlarının aranmasında,

f) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24 üncü maddesindeki kanunun hükmü ve  âmirin emrini yerine getirme, 25 inci maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk  hâli ve 26 ncı maddesindeki hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası ile diğer kanunların  öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum  için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı  yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile  eklentilerine girmek için.

Olay yeri inceleme


Madde 9- Suç işlenen yerlerde, sebep ve sonuç ilişkisini ortaya koyacak  delillerin aranması, bulunması ve el koyulması için geliştirilmiş bilimsel ve teknik  araştırma işlemlerinin, herkesin girip çıkabileceği kamuya açık alanlarda yapılması  için ayrıca bir arama emri veya kararı gerekmez.

Birinci fıkrada belirtilen yerler dışındaki olay yeri inceleme işlemleri, 7 nci  madde uyarınca hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde de Cumhuriyet  savcısının yazılı emri üzerine gerçekleştirilir.  Olay yeri inceleme işlemleri sırasında veya sonucunda bazı eşyaya el koyma  söz konusu olduğunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 127 nci maddesi ve  bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükümlerine göre karar veya emir verilmesi için  Cumhuriyet savcısına başvurulur.

 

Aramada emir ya da karar kapsamı dışında elde edilen bulgular ve ele  geçirilen kişiler


Madde 10- Usulüne uygun yapılan aramada;

a) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmakla birlikte,  karar veya yazılı emirde konu edilmeyen,

b) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer  bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek, bir delil elde edilirse; bu delil koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet

başsavcılığına derhâl bildirilerek el koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet  savcısından yeni bir yazılı emir istenir. Cumhuriyet savcısının el koymaya ilişkin yazılı emri yirmi dört saat içinde

görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi  hâlde, el koyma kendiliğinden kalkar.

Bu tür aramada, aramanın amacı ve konusu dışında ele geçirilen ve haklarında  tutuklama veya yakalama kararı bulunan kişiler, evrakıyla birlikte Cumhuriyet  başsavcılığına sevk edilir.

Adlî arama tutanağı

Madde 11- Adlî arama işlemi bir tutanağa bağlanır.

Tutanakta;

a) Arama kararının tarih ve sayısı, hâkim kararı yoksa verilmiş olan yazılı  emrin tarih ve sayısı ile emri veren merci,

b) Aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat,

c) Aramanın konusu,

d) Aranan kişinin kimlik bilgileri, adını söylemediği takdirde eşkâl bilgileri,

e) Araçta, konutta, işyeri ve eklentilerinde arama yapılmışsa, aracın plaka  numarası, markası, konutun, işyerinin ve eklentilerinin açık adresi, su üstü aracının  aranmasında su üstü aracının cinsi, ismi, sahibi ve kullananı, deniz aracının aranması  hâlinde ise deniz aracının cinsi, ismi, donatanı,  bağlama limanı, tonajı, acentesi,  kaptanı ve arama mevkiî,

f) Aramanın sonuçları, el konulan suç eşyasına ilişkin belirleyici bilgiler,

g) Aramada yakalanan kişiler varsa kimlik bilgileri, kimliği belirlenemiyorsa  eşkâl bilgileri,

h) Arama sonucunda yaralanma veya maddî bir zarar meydana gelip  gelmediği,

i) Arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı, hususları yer alır. Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır.  Tutanağın bir sureti ilgiliye verilir. Kaçakçılık suçlarıyla ilgili tutanaklar, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele  Kanununun 21 inci maddesine göre tanzim edilir.

Arama sonunda talep hâlinde verilecek belge


Madde 12- 7 nci maddeye göre yapılacak arama sonunda, hakkında arama  işlemi uygulanan kişiye talebi hâlinde; a) Aramanın,

1) şüpheli veya sanık olması ve yakalanabileceği veya suç delillerinin elde  edilebileceği hususunda makul şüphe bulunması sebebiyle mi,

2) şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde  edilebilmesi amacıyla mı, yapıldığını,

b) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul  şüphe bulunan şüphelinin veya sanığın üstünün, eşyasının, konutunun, işyerinin veya  ona ait diğer yerlerin aranması hâlinde, soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin  niteliğini,

c) Aramada el konulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini,

d) Aramada şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu,

e) Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin, el konulan eşyanın mülkiyetine  ilişkin görüş ve iddialarını, içeren belge veya belgeler verilir.  Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir listesi yapılarak resmî  mühürle mühürlenir. Bu eşyanın resmî mühürle mühürlendiğine dair tutanak tanzim  edilerek, bir sureti ilgilisine verilir.

Avukat bürolarında arama

Madde 13- Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın avukat bürolarında arama  yapılamaz.

Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili  olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil  eden bir avukat aramada hazır bulundurulur. Arama sonucu el konulmasına karar verilen şeyler bakımından bürosunda  arama yapılan avukat, baro başkanı veya onu temsil eden avukat, bunların avukat ile  müvekkili arasındaki meslekî ilişkiye ait olduğunu öne sürerek karşı koyduğunda, bu  şey ayrı bir zarf veya paket içerisine konularak hazır bulunanlarca mühürlenir ve bu  konuda gerekli kararı vermesi, soruşturma evresinde sulh ceza hâkiminden,  kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemeden istenir. Yetkili hâkim el konulan  şeyin avukatla müvekkili arasında meslekî ilişkiye ait olduğunu tespit ettiğinde,  El konulan şey derhâl avukata iade edilir ve yapılan işlemi belirten tutanaklar ortadan  kaldırılır. Bu fıkrada öngörülen kararlar yirmi dört saat içinde verilir. Postada el koyma durumunda bürosunda arama yapılan avukat veya baro  başkanı veya onu temsil eden avukatın karşı koyması üzerine üçüncü fıkrada  belirtilen usuller uygulanır.

Askerî mahallerde yapılacak arama

Madde 14- Askerî mahallerde yapılacak arama, hâkim veya Cumhuriyet  savcısının talep ve katılımı ile askerî makamlar tarafından yerine getirilir.

El koyma, koruma altına alma

Madde 15- Arama sonucunda bazı eşyaya el koyma söz konusu olduğunda,  hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının  yazılı emri ile el koyma işlemi gerçekleştirilebilir. ispat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin  konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, koruma altına alınır.  Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya  el konulabilir.

Yukarıda yazılı eşya veya diğer malvarlığı değerlerini yanında bulunduran kişi,  talep üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlüdür.  Evsafı belirlenen eşyanın kollukça bulunamaması ve zilyedinin de teslimden  kaçınması hâlinde, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler dışındaki  zilyet hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 60 ıncı maddesinde yer  alan disiplin hapsine ilişkin hükümlerin uygulanması amacıyla durum Cumhuriyet  başsavcılığına bildirilir.

Aramada ele geçen belge ve kâğıtlar hakkında yapılacaklar


  Madde 16– Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kâğıtlarını  inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir.  Kolluk, incelenecek belge ve kâğıtları ambalajlayarak mühürler.

Belge ve kâğıtların zilyedi veya temsilcisi kendi mührünü de koyabilir veya  imzasını atabilir. ileride mührün kaldırılmasına ve kâğıtların incelenmesine karar  verildiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunmak üzere, zilyedi veya temsilcisi ya  da müdafiî veya vekili çağrılır. inceleme sonucu soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmadığı  anlaşılan belge veya kâğıtlar ilgilisine geri verilir.

şüpheli veya sanık ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 45 ve 46 ncı  maddelerine göre tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere; bu kimselerin nezdinde bulundukça el konulamaz.

 

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama,  kopyalama ve el koyma


  Madde 17- Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka surette delil elde  etme imkânının bulunmaması hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine  şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde  arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların  çözülerek metin hâline getirilmesine hâkim tarafından karar verilir.

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin  çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması hâlinde  çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere  el konulabilir. şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması hâlinde,  el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında, sistemdeki  bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Bu işlem, bilgisayar ağları ve diğer uzak  bilgisayar kütükleri ile çıkarılabilir donanımları hakkında da uygulanır. istemesi hâlinde, bu yedekten elektronik ortamda bir kopya çıkarılarak  şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da, sistemdeki verilerin  tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan verilerin mahiyeti  hakkında tutanak tanzim edilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. Bu tutanağın  bir sureti de ilgiliye verilir.

Önleme Aramaları : Denetim yapılacak hâller


Madde 18- Aşağıda belirtilen denetimler şartları oluştuğunda kolluk tarafından kendiliğinden yapılabilir:

a) Umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılan, kişilerin tek tek veya toplu  olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,  kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,  içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathane;  kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı  veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet kafeler  ve benzeri yerler ile sabit veya seyyar olarak kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit  taşıma araçlarındaki bu tür yerlerin genel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi,

b) Kumar oynanan umumî ve umuma açık yerler ile her çeşit özel ve resmî  kurum ve kuruluşlara ait lokaller, mevzuata aykırı bir şekilde uyuşturucu madde imal  edilen, satılan, kullanılan, bulundurulan yerler, mevzuata aykırı faaliyet gösteren  genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler, Devletin ülkesi ve  milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzenine, genel güvenliğe ve genel ahlâka zararı dokunacak oyun oynatılan, temsil verilen, film veya video bant  gösterilen yerler ile internet üzerinden yapılan yayınlara izin verilen yerler,  derneklere, sendikalara, loca ve kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki meslek  kuruluşları ile benzeri kurum ve kuruluşlara ait ve yalnız üyelerinin yararlanması için  açılan lokallerden, birden fazla denetim sonunda ve yazılı ihtara rağmen, iç yönetmeliğine aykırı faaliyet göstererek umuma açık yer durumuna geldiği tespit  edilenlerin denetimi,

c) Yürürlükte bulunan hükümlere aykırı olarak işletilen yerler hakkındaki  işlemler ile genel ahlâk ve edep kurallarına aykırı olarak sesli ve görüntülü eserleri,  kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satan yerlerin denetimi,

d) Kanunlardaki istisnalar saklı kalmak üzere, on sekiz yaşından küçükleri  çalıştırdığından veya on sekiz yaşını doldurmamış küçüklerin girip girmediğinden  şüphelenilen ve açılması izne bağlı bar, pavyon, gazino, meyhane gibi içkili yerler ile  kıraathane gibi oyun oynatılan benzeri yerlerin denetimi,

e) Suç işlenmesini önlemek için kişilerden kimlik sorma,

f) 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununda belirtilen  yerlerin denetimi,

g) Motorlu araç trafik belgesi, motorlu araç tescil belgesi ve sürücü belgeleri  ile 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araçlarda  bulunması gerekli eşyanın denetimi,

h) Doğal ve yapay göller ile su üstü ulaşımına imkan veren akarsularda su  üstü araçlarının ve denizlerde deniz araçlarının ruhsat ve belgelerinin, su üstü araç  sahip ve kullananları ile gemi adamlarının ehliyetleri, belgeleri ve deniz mevzuatında  yer alan diğer belgelerinin denetimi, 14

 

ı) Elektromanyetik aygıtlar ve dedektör köpekleri ile arama

i) Elektromanyetik aygıtlar ve dedektör köpekleri aracılığıyla yapılan tarama  şeklindeki denetimler,

j) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 183 üncü maddesi kapsamında gürültü  yapanların men edilmesi,

k) Hudut kapılarından giriş çıkış yapanların pasaport denetimleri.

Önleme araması ve kapsamı

Madde 19- Önleme araması;

a) Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya  başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması,

b) Suç işlenmesinin önlenmesi,

c) Taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde  veya eşyanın tespiti,

amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî  âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında,  özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir.

 

Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir:

 

a) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu  kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın  çevresinde,

b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları  veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde,

 

c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,

 

d) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve  eğitim kurumlarının ve üniversite binaları ve ekleri içerisinde, kurumun imkânlarıyla  önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması olasılığı karşısında rektör, acele  hâllerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin kolluktan yardım istemeleri  hâlinde, girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumların içerisinde,  bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkış yerlerinde,

e) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya  eklentilerinde,

f) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında,

g) Her türlü toplu taşıma veya seyreden taşıt araçlarında, 

h) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçların  işlenmesinin önlenmesi amacıyla, ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile  eklentilerinde,

i) 5149 sayılı Spor Müsabakalarında şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair  Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında gerçekleştirilen spor müsabakalarıyla ilgili  olarak, müsabakaların yapılacağı spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor  salonu girişleri ile turnike girişlerinde,

j) 5253 sayılı Dernekler Kanununun 20 nci maddesi kapsamında, derneklerde  veya eklentilerinde.

Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan özel işyerlerinde ve  eklentilerinde önleme araması yapılamaz.

Önleme araması kararı

  Madde 20- Yönetmeliğin 8 inci maddesi, 9 uncu maddesinin birinci fıkrası ve  25 inci maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, önleme aramalarında işlemin  yapılacağı kanunda belirtilen umumî ve umuma açık yerlerde makul sebeplerin  oluştuğunu ve millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya  başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması  veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti  amacının ortaya çıktığını ve tehlikenin oluştuğunu gösteren belirlemeler, kolluk  tarafından önceden tespit edilir ve aramanın yapılması önerilen yer ve zaman ile  birlikte mülkî âmire, gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak iletilir. 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla yapılacak  aramalar için bu talep, o yer Cumhuriyet savcısına da yapılabilir.  Yetkili merci, kolluğun talebini uygun bulursa, hâkimden arama kararı talep  eder; ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı arama emri verir.

Arama talep, emir ve kararlarında aşağıdaki hususlara açıkça yer verilir:

a) Aramanın sebebi,

b) Aramanın konusu ve kapsamı,

c) Aramanın yapılacağı yer,

d) Geçerli olacağı zaman süresi.

Hâkim tarafından verilen kararlar aleyhine, mülkî âmir tarafından kanun  yollarına başvurulabilir.

Usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya emri üzerine, yetkili âmirin,  aramanın yapılması için kolluk memurlarına vereceği sözlü emirler derhâl yerine  getirilir. Bu konudaki emirlerin yazılı olarak verilmesi istenemez. Bu hâllerde, emrin  yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk, emri verene aittir.

Madde 21Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır:

a) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı  kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray  cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme,

b) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler  ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin  üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik  sistemlerinden geçirme,

c) Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi hâlinde  görev alanındaki işyeri ve konutlara girme,

d) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım  tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle  kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden  geçirme.

Derneklerde arama

Madde 22- Kamu düzeninin korunması veya suç işlenmesinin önlenmesi  nedenlerinden birine bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça, yine bu nedenlere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı  emri bulunmadıkça, kolluk kuvvetleri, dernek ve eklentilerine giremez, arama  yapamaz ve buradaki eşyaya el koyamaz.  El koyma söz konusuysa, mülkî âmirin kararı yirmi dört saat içinde görevli  hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde  açıklar; aksi hâlde, el koyma kendiliğinden kalkar.

Hâkim kararı, mülkî âmir tarafından dernek yöneticilerine yazıyla duyurulur. 

 

Spor müsabakaları ile ilgili aramalar

Madde 23- Spor müsabakalarının yapılacağı spor alanına, güvenlik güçlerince

gerçekleştirilecek kontrolden sonra seyirci alınır.  Spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike  girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca olan  hâllerde mülkî âmirin yazılı izni ile kolluk tarafından veya kolluğun denetiminde, özel

güvenlik görevlilerince üst araması yapılır ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında  şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun amacına aykırı madde ve cisimler  geçici olarak koruma altına alınır.

 

Önleme aramalarında elde edilen bilgi ve bulgular ile yakalanan  şüpheliler hakkında yapılacak işlemler

Madde 24- Önleme aramalarında elde edilen ve adlî soruşturmalarda  kullanılabilecek bilgi, bulgu ve şüpheliler hakkında 10 uncu madde hükümleri  uygulanır.

Aramanın konusu ve kapsamı içinde olan, ancak suç unsuru oluşturmayan  eşya, geçici olarak koruma altına alınır ve aramaya sebep teşkil eden husus sona  erdiğinde ilgiliye teslim edilir.

Hâkimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen hâller

Madde 25- Aşağıdaki hâllerde yapılacak aramalarda ayrıca bir arama emri ya  da kararı gerekmez:

a) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve  çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin  üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında,

b) 5442 sayılı il idaresi Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında bulunan,  sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında, binaların, uçakların,  gemilerin ve her türlü deniz ve kara taşıtlarının, giren çıkan yolcuların X-ray  cihazından geçirilerek, gerektiğinde üstünün ve eşyasının aranması ile buralarda  görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin, üstlerinin, araçlarının ve  eşyalarının aranmasında,

c) 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanununun 11 inci maddesi kapsamında,  kişilerin üstünün, eşyalarının Olağanüstü Hâl Valisinin emriyle aranmasında,

d) 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında, konutların  ve her türlü dernek, siyasî parti, sendika, kulüp gibi teşekküllere ait binaların,  işyerlerinin, özel ve tüzel kişiliklere sahip müesseseler ve bunlara ait eklentilerin ve  her türlü kapalı ve açık yerlerin, mektup, telgraf ve sair gönderilerin ve kişilerin  üzerlerinin sıkıyönetim komutanının emriyle aranmasında,

e) Kanunların, muhafaza altına alınmalarına olanak verdiği kişilerin, üst veya  eşyalarının aranmasında,

f) 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen  Kütükleri Hakkında Kanun çerçevesinde görevli kolluğun, aynı Kanunun 79 uncu  maddesindeki silâh taşıma yasağı kapsamında, silâh taşıdığından şüphelenilen  kişilerin üstlerinin ve eşyalarının aranmasında. Umuma açık veya açık olmayan özel işletmelerin, kurumların veya  teşebbüslerin girişlerindeki kontroller, buralara girmek isteyen kimselerin rızasına  bağlıdır. Kontrol edilmeyi kabul etmeyenler, bu gibi yerlere giremezler. Bu gibi  yerlerde kontrol, esasta özel güvenlik görevlileri tarafından yerine getirilir. Ancak, bu

yerlerin ve katılanların taşıyabilecekleri özel niteliklere göre, önleme aramaları kolluk  güçleri tarafından da yapılabilir.

 

Önleme araması tutanağı

Madde 26- Arama sırasında suç unsuruna rastlandığında, önleme araması

tutanağa bağlanır.  Bu hâlde, tutanak 11 inci maddede yazılı unsurları içerir. Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır.  Tutanağın bir sureti ilgiliye verilir.

Suç unsuruna rastlanmadığı durumlarda, aranan kişinin talebi hâlinde,  kendisine arama kararı veya emrinin tarih ve sayısı, aramanın tarih ve saati, yeri,  aranan şahsın ve arayan görevlinin kimlik bilgilerinin yer aldığı bir belge verilir.

 

Aramaların Yapılma Şekli

Durdurma ve kontrol işlemleri

Madde 27- Bir kişiyi geçici olarak durdurmak, yakalama sayılmaz; yakalama  sayılması için kişinin fiilen denetim altına alınması gerekir. Denetim için araçların  durdurulması da mümkündür.

 

 Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için, "umma" derecesinde makul şüphe  bulunmalıdır. Kolluk görevlisi, tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o  kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde eder veya kişinin silâhlı  olduğu ve hâlen tehlike yarattığı kanaatine varırsa kişi durdurulabilir. Sebepsiz ve  keyfî durdurma ve yakalama yapılamaz. Sebebin oluşmasına veya şüpheye yol açan davranışları hakkında, durdurulan  kişiye sorular yöneltilebilir. Kişi bu sorulara cevap vermekle yükümlü değildir.  Durdurma yetkisinin kullanılmasına neden olan şüphe, yapılan açıklama ile ortadan  kalkarsa, kişinin gitmesine engel olunmaz.

Durdurma üzerine aşağıdaki işlemler yapılır:

a) Durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın,  yoklama biçiminde bir kontrol yapılır. Bu işlem sonucunda, kişide silâh bulunduğu  sonucunu çıkarmaya yeterli şüphe meydana gelirse, memur kendiliğinden silâh ve  diğer suç eşyası araması yapabilir.

b) Yoklama suretiyle kontrol, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından  yapılır.

c) Yapılan kontrolün konusu ve sebepleri ilgiliye açıklanır.

d) Bir kişinin veya aracın durdurulma süresinin, şartlara göre makul olması ve  kontrol için ayrılan süreyi aşmaması gerekir.

e) Yoklama suretiyle kontrol, kişiye en az sıkıntı verici şekilde yapılır.

f) Yapılan kontrolün neticesinde suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde  edilirse, kişi yakalanır.

g) Uyuşturucu gibi belirli bir şeyin, kişinin herhangi bir yerinde gizlendiği  düşünülüyorsa, daha geniş çaplı kontrol yapılabilir.

h) Yoklama suretiyle kontrol, kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya  o yerin yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır.

Başka yere götürülerek kontrol yapılamaz.

i) Makul sebebi oluştuğu takdirde, daha geniş kapsamlı kontrol yapılması için,

kolluk aracından veya yakındaki kapalı bir yerden yararlanılabilir.

j) Kontrolden sonra talep üzerine olay yerinde derhâl bir tutanak düzenlenir.

Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir.

 

Karar veya yazılı emir üzerine üst ve eşya aramasının icrası

Madde 28– Aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin kaçmasını  ve saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Kolluk görevlileri, kolluk görevlisi olduğunu ispatlayan kimliğini gösterir. Üst araması, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır.

Üst ve eşya araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne  olduğu veya aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Üst araması sırasında, kişinin beraberinde olan eşya da, mümkünse  elektromanyetik cihazlarla, değilse beş duyu organı aracılığıyla aranır. Sahipsiz eşya  hakkında da aynı hüküm uygulanır. Kişi direndiği takdirde üst ve eşya araması orantılı güç kullanılarak  gerçekleştirilir. Üst ve eşya araması, kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin  yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Başka

yere götürülerek arama yapılamaz. Gerektiğinde kolluk aracından veya yakındaki  kapalı bir yerden yararlanılabilir. Üst araması sırasında, kişinin üstünde veya eşyasında rastlanan özel kâğıt ve  zarflar, içinde müsadereye tâbi bir eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açıksa  dahi yazılı bilgiler okunamaz.

  Kişinin kanunlara göre izin verilmeyecek bir şeyi taşıdığına ilişkin makul  şüphenin bulunması ve aramanın amacına başka türlü ulaşılamaması hâlinde, üst  araması aşağıda belirtilen şekilde giysiler çıkartılmak suretiyle yapılabilir:

a) Arama yapılmadan önce, bu aramayı yapmanın neden gerekli görüldüğü  ve nasıl yapılacağı, o birimde görevli en üst kolluk âmiri tarafından ilgiliye bildirilir.

b) Arama, aynı cinsiyetten görevliler tarafından yapılır; arama işlemi kimsenin  görememesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir.

c) Arama, kişinin utanma duygusunu en az ihlâl edecek bir şekilde yapılır;  önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır; bedenin alt kısmındaki giysiler, üst  kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler mutlaka aranır.

d) Arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir.

e) Arama, mümkün olduğunca kısa bir süre içinde bitirilir. Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde  edilirse, kişi yakalanır.

Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir.

Araçlarda arama

Madde 29- Araçlarda aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin  kaçmasını ve saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Araç araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne olduğu veya  aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Araç araması, kişiye en az sıkıntı verici şekilde ve makul olan en kısa sürede

yapılır.  Araç araması, aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin yakınında, mümkün

olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Detaylı inceleme yapılması  gereken hâllerde, başka yere götürülerek arama yapılabilir. Deniz şartları sebebiyle aramanın denizde mümkün olmaması veya deniz aracının ayrıntılı aranmasının gerektiği hâllerde şüpheli deniz aracı en yakın ve uygun  limana çekilerek arama limanda yapılabilir. Araç araması sırasında rastlanan özel kâğıt ve zarflar, içinde müsadereye tâbi  bir eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açılsa dahi yazılı bilgiler okunamaz.  Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde edilirse, kişi yakalanır. Boş araçların aranmasında, arama yapıldığını belirten bir not bırakılır. Bu notta, arama tutanağının bir kopyasının alınabileceği yer belirtilir. Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir.

 

Konut, işyeri ve eklentilerinde aramanın yapılması

 

Madde 30– Haklarında gıyabî tutuklama veya tutuklama kararı ile yakalama  emri veya zorla getirme kararı bulunan kişilerin yakalanması için yapılacak  aramalarda, ayrıca arama kararı verilmesi gerekli değildir. Bu gibi hâllerde sadece  yakalanacak kişiyle ilişkili işlemler yapılabilir. O yerde bulunan diğer kişiler hakkında,  ayrıca karar verilmemişse, arama yapılamaz.

 

  Kolluk, arama yapılacak kapalı yerlerde ve eklentilerinde gerekli güvenlik  önlemlerini alarak kapıyı çalar. Hâkim kararı veya kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle yapılan

aramalarda veya karar alınmasını gerektirmeyen işlemlerde, mümkünse o yere girme  izni verme yetkisine sahip kişilerle iletişim kurulmasına çalışılır, kolaylık gösterilmesi  istenir.

  Aşağıdaki hâllerde iletişim kurmadan arama amacıyla kapalı yerlere ve  eklentilerine girilir:

a) Arama yapılacak olan yerin konut veya yerleşim yeri olarak  kullanılmadığının bilinmesi,

b) Arama esnasında bu yerlerde kimsenin olmadığının anlaşılması,

c) Bu yerlerde oturan veya izin vermeye yetkili kişinin arama öncesinde bilgilendirilmesinin, delil karartmasına yol açarak aramanın amacını tehlikeye sokacak  veya kolluk memurlarını veya diğer bireyleri tehlikeye düşürebilecek olması. Diğer hâllerde, kolluk memurları arama kararını gösterirler. Gecikmesinde sakınca veya tehlike bulunması hâlinde, bilgilendirme içeri  girdikten sonra da yapılabilir. Aramayla görevlendirilenler, aramaya karşı çıkılması hâlinde, durumun haklı kıldığı ölçüde güç kullanarak direnci ortadan kaldırabilirler. Bilgilendirme yapıldıktan  sonra, kapı açılmadığı takdirde güç kullanılacağı ihtar edilir ve akabinde zorla eve  girilir ve arama gerçekleştirilir. Güç, kademeli bir şekilde artarak kullanılabilir. Bulundurulması suç teşkil eden eşyanın arandığı evde bulunan kişilerin üstü,  güvenlik veya suç eşyasının elde edilmesi amacıyla aranır.

 

  Arama, bulunması istenen şeyin boyutu ve niteliği göz önüne alınarak, amaca  ulaşmak için gerekli olan ölçüde gerçekleştirilir. Aranacak yerde bulunan kişilerin özel hayatlarına ve mallarına gereken azamî  özen gösterilir.

  Kasa gibi, açılması özellik isteyen eşya, kolluk tarafından veya masrafları  kollukça karşılanmak üzere bu konudaki meslek erbabına açtırılır. Bu işlemin o yerde  yapılmasının masraflı, külfetli veya oraya zarar verebilecek olması durumunda, eşya  kolluk tarafından muhafaza edilen başka bir yere götürülerek de açılabilir. Arama sırasında rastlanan özel kâğıt ve zarflar, içinde müsadereye tâbi bir eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açılsa dahi yazılı bilgiler okunamaz. 

 Aramada hazır bulundurulacaklarla ilgili olarak aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir;  kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya  kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

b) şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde  edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerde  yapılacak aramalarda, zilyet ve bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya  başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir.

c) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.

d) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği lokanta, bar, pavyon, gazino,  meyhane gibi yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlerin aranmasında  tanık bulundurulması gerekmez.

 

Aramanın zamanı

Madde 31- Arama, kararda veya yazılı emirde belirtilen süre içerisinde yapılır.  Her arama kararı, aksine bir hüküm içermiyorsa sadece bir kez arama yapma yetkisi  verir. Aramanın amacını tehlikeye sokan acil bir durum yoksa, adlî arama gündüz  yapılır.  Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde adlî arama gece yapılamaz.

 

Ancak;

a) Suçüstü hâlinde,

b) Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde,

c) Firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması hâlinde,

d) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet  Kanununun 7 nci maddesinde sayılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde, gece adlî arama yapılabilir.

Önleme aramaları, denetimler ve kontroller her zaman yapılabilir.


Nezarethanelerde yapılacak arama

Madde 32- Nezarethanelerde yapılacak aramalar için Yakalama, Gözaltına  Alma ve ifade Alma Yönetmeliği hükümleri saklıdır.

Çeşitli ve Son Hükümler

Aramalara ilişkin kayıt defteri

 

Madde 33- Her kolluk biriminde, bu yönetmelik uyarınca yapılan aramalara  ilişkin karar, yazılı emir ve diğer bilgilerin kaydedileceği bir defter tutulur. Gecikmesinde sakınca veya tehlike bulunması hâlinde, bilgilendirme içeri  girdikten sonra da yapılabilir.

   Aramayla görevlendirilenler, aramaya karşı çıkılması hâlinde, durumun haklı  kıldığı ölçüde güç kullanarak direnci ortadan kaldırabilirler. Bilgilendirme yapıldıktan  sonra, kapı açılmadığı takdirde güç kullanılacağı ihtar edilir ve akabinde zorla eve  girilir ve arama gerçekleştirilir. Güç, kademeli bir şekilde artarak kullanılabilir. Bulundurulması suç teşkil eden eşyanın arandığı evde bulunan kişilerin üstü,  güvenlik veya suç eşyasının elde edilmesi amacıyla aranır.

   Arama, bulunması istenen şeyin boyutu ve niteliği göz önüne alınarak, amaca  ulaşmak için gerekli olan ölçüde gerçekleştirilir. Aranacak yerde bulunan kişilerin özel hayatlarına ve mallarına gereken azamî  özen gösterilir.

 

  Kasa gibi, açılması özellik isteyen eşya, kolluk tarafından veya masrafları  kollukça karşılanmak üzere bu konudaki meslek erbabına açtırılır. Bu işlemin o yerde  yapılmasının masraflı, külfetli veya oraya zarar verebilecek olması durumunda, eşya  kolluk tarafından muhafaza edilen başka bir yere götürülerek de açılabilir. Arama sırasında rastlanan özel kâğıt ve zarflar, içinde müsadereye tâbi bir

eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açılsa dahi yazılı bilgiler okunamaz.

 

Aramada hazır bulundurulacaklarla ilgili olarak aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir;  kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya  kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

b) şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde  edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerde  yapılacak aramalarda, zilyet ve bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya  başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir.

c) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.

d) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği lokanta, bar, pavyon, gazino,  meyhane gibi yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlerin aranmasında  tanık bulundurulması gerekmez.

 

Aramanın zamanı

Madde 31- Arama, kararda veya yazılı emirde belirtilen süre içerisinde yapılır.

Her arama kararı, aksine bir hüküm içermiyorsa sadece bir kez arama yapma yetkisi  verir.

Aramanın amacını tehlikeye sokan acil bir durum yoksa, adlî arama gündüz

yapılır. 

  Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde adlî arama gece yapılamaz.

Ancak;

a) Suçüstü hâlinde,

b) Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde,

c) Firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması hâlinde,

d) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet  Kanununun 7 nci maddesinde sayılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde, gece adlî arama yapılabilir.

Önleme aramaları, denetimler ve kontroller her zaman yapılabilir.

 

Nezarethanelerde yapılacak arama

Madde 32- Nezarethanelerde yapılacak aramalar için Yakalama, Gözaltına

Alma ve ifade Alma Yönetmeliği hükümleri saklıdır.

Çeşitli ve Son Hükümler

 

Aramalara ilişkin kayıt defteri

 

Madde 33- Her kolluk biriminde, bu yönetmelik uyarınca yapılan aramalara  ilişkin karar, yazılı emir ve diğer bilgilerin kaydedileceği bir defter tutulur.

 

A) Sahil ve karasularımızı korumak, güvenliğini sağlamak, ulusal ve  uluslararası hukuk kuralları uyarınca hükümranlık haklarına sahip olduğumuz  denizlerde bu hak ve yetkileri kullanmak.

 B) 1. Deniz yolu ile yapılan her türlü kaçakçılık eylemlerini,

 2. 25/4/1973 tarih ve 1710 sayılı Eski Eserler Kanununa aykırı eylemleri,

 3. 18/12/1981 tarih ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik

Bölgeleri Kanununa aykırı eylemleri,

 Önlemek,izlemek, suçluları yakalamak, gerekli işlemleri yapmak, yakalanan

kişi ve suç vasıtalarını yetkili makamlara teslim etmek.

 C) Liman sınırları dışında :

 1. 19/4/1926 tarih ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj ) ve Limanlarda Karasuları Dahilinde icrai Sanat ve Ticaret Hakkında Kanuna,

2. 9/4/1937 tarih ve 3222 sayılı Telsiz Kanununa,

 3. 10/6/1946 tarih ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında  Kanuna,

 4. 24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununa,

 5. 3/5/1928 tarih ve 1234 sayılı Hayvanların Sağlık Zabıtası Hakkında  Kanuna,

 6. 15/5/1957 tarih ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanununa,

 7. 22/3/1971 tarih ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununa,

 8. 15/7/1950 tarih ve 5682 sayılı Pasaport Kanununa,

 9.15/7/1950 tarih ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye`de ikamet ve  Seyahatleri Hakkında Kanuna,

 10. 6/11/1981 tarih ve 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanununa,

 11. 12/3/1982 tarih ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa,

 12. Seyir güvenliği ile demirleme, bağlama,avlanma, dalgıçlık ve bayrak çekme  ile ilgili hükümlere,

 13. Deniz ve hava araçları ile denizlerdeki tesislerden yapılacak her türlü  kirletmelerle ilgili hükümlere,

 14. Yukarıda belirtilen konulara ilişkin uluslararası antlaşmalara,   Aykırı eylemleri önlemek, izlemek, suçluları yakalamak, gerekli işlemleri  yapmak, yakalanan kişi ve suç vasıtalarını yetkili makamlara teslim etmek.

 

D) Deniz ve Kıyılarda Görülecek Başıboş Mayın, Patlayıcı Madde ve şüpheli  Cisimlerin Yok edilmeleri Hakkında 17/5/1948 tarih ve 5202 sayılı Kanunun  uygulanmasında gerekli koruma tedbirlerini alarak ilgililere haber vermek.

 E ) Deniz seyir yardımcılarının ilgili hükümlere göre çalışma durumlarını, yetkili  kuruluşlarca konulan deniz engelleri ile batık işaretlerinin sürekliliğini izlemek, kontrol etmek, görülen aksaklık ve noksanlıkları ilgililere bildirmek.

 F) Uluslararası Denizde Arama ve Kurtarma Sözleşmesinin öngördüğü düzeyde arama ve kurtarma görevlerini icra etmek.

 G) Karasularımıza giren mültecileri silah, mühimmat vesair harp vasıtalarından  arıtmak ve bu mülteciler ile onların nezdindeki silah, mühimmat vesair harp vasıtalarını ilgililere teslim etmek.

 H) Görev alanları içinde genel güvenlik kuvvetlerince takibi gerekli suçlarla,

karada başlayıp denizde devam eden yukarıda belirtilen suçlar dışındaki suçların izlenmesinde ve suçluların yakalanmasında güvenlik kuvveti olarak diğer güvenlik kuvvetlerine yardım etmek,gerektiğinde bu suçlara el koymak ve suçluları yakalayıp yetkili makamlara teslim etmek.

Yetkiler

Madde 5 - … Liman sınırları dışında Türk Kanunlarına göre cezalandırılması gereken eylemlere,ilgili kanun ve uluslararası andlaşmalar hükümlerine göre elkoyarlar.

 Suçun denizde başlayıp karada devam etmesi ya da suçluların karaya geçmesi  hallerinde, yetkili güvenlik kuvveti olaya elkoyuncaya kadar suç delillerinin kaybolmasını ve suçluların kaçmasını önlemek amacıyla yetkilerini karada da  sürdürürler.

3 ) 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu :

 Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar

Madde 16 - Mülkî amirler, gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları,

Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personel bu Kanunun suç  saydığı fiilleri önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlüdür ve kaçakçılık olayını  öğrendikleri veya haber aldıkları veya rastladıkları andan itibaren bu Kanunun  kendilerine yüklediği görevleri hemen yerine getirmeye mecburdur.  Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanlar operasyon

gerektiren kaçakçılık olaylarından haberdar olduklarında kanunî görevlerini yapmaya  başlar ve aynı zamanda mahallin en büyük mülkî amirine bilgi verirler.  Kaçakçılığı önleme, izleme ve soruşturmakla görevli olanların bu Kanun  kapsamına giren suçlarla ilgili bilgi ve belge talepleri, kamu veya özel, gerçek veya  tüzel kişilerce, savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla eksiksiz

karşılanmak zorundadır.

 Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemeleri Usulü  Kanunun (CMK. ) da yer alan hükümler uygulanır.

 Kaçakçılık olaylarını ihbar edenlerin kimlikleri, izinleri olmadıkça veya ihbarın  niteliği haklarında suç oluşturmadıkça açıklanamaz.

 

 Aramalar

 Madde 17- 16 ncı maddede sayılanlar bu Kanuna göre aramalara da  yetkilidir.

 Kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin  bulunduğu şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer  araçlarda arama yapılır.

 

  Ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile eklentilerinde arama  yapılması ve buralardaki eşyaya el konulması bu Kanunda öngörülen suçların  işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş hâkim kararı; bu sebebe  bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise o yerin en büyük mülkî  amirinin veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılır. Mülkî amirin veya

Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı emir yirmi dört saat içinde görevli hâkimin  onayına sunulur. Hâkim, kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar, aksi halde el  koyma kendiliğinden kalkar. Ancak,özel konut ve eklentilerinde hâkim kararı  olmadıkça arama yapılamaz.

 

   Arama sırasında kaçakçılık suçunun işlendiğini gösteren veya suçun  kanıtlanmasına yarayacak olan belgeler bulunursa, sahibinin veya mümeyyiz  akrabalarının, bunlar da bulunmadığı takdirde mahalde bulunan iki kişinin huzurunda  mühürlenir ve aramayı yapan kimselerce alınarak tutanakla birlikte soruşturmayı  yapanlara verilir.

 

    Bu belgelerden suçun işlendiğini gösterenlerle suçun kanıtlanmasına  yarayanlar ayrılarak soruşturma belgeleriyle birlikte Cumhuriyet başsavcılığına  gönderilir. Diğerleri imza karşılığında hemen iade edilir. El koyma işlemine karşı  ilgililerce Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMK. ) na göre itiraz olunabilir

   Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından  kuşkulanılan kişiler gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir.

   Hâkim veya Cumhuriyet savcıları ile bunların emirlerini yerine getirmekle  görevli kolluk güçleri hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunundaki yetkiler  saklıdır.

    Kaçak eşya arama işlerinde Kanuna aykırı hareket edenler hakkında Türk  Ceza Kanunu hükümleri uygulanır.

   Gümrük bölgesinde, Devletin genel güvenliğini ilgilendiren silâh, mühimmat,  uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili organizasyonu yurt içinde ve yurt dışında bulunma ihtimali olan diğer kaçakçılık olaylarının ihbar ve vukuunda; gümrük ve  gümrük muhafaza teşkilatlarınca kaçakçılığın men ve takibi ile olay bölgesinden  sorumlu güvenlik kuvvetine haber verilir, müşterek operasyon yapılarak diğer

güvenlik kuruluşlarına da neticeden bilgi verilir.

 

 Eşyaya el konulması

 Madde 19- Bu Kanunda zoralımı öngörülen kaçak eşyaya derhal el konulur ve  en yakın gümrük idaresine veya gümrük idaresince izin verilen yerlere miktarını ve  cins, marka, tip, model, seri numarası gibi eşyanın ayırıcı özelliklerini gösterir bir  tutanakla teslim edilir.   Eşyanın miktar bakımından fazla olması veya saklanması özel tesis ve  tertibatı gerektirmesi hallerinde eşya özelliklerine göre doğrudan ilgili idarelere,  bunun mümkün olmaması halinde içişleri Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ile Maliye  Bakanlığı Tasfiye İçleri Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğünce belirlenecek  usul ve esaslara göre mahallin en büyük mülkî amirinin uygun göreceği bir yere  konulur.

 

Tutanaklar

 Madde 21- Kaçakçılık suçlarının izlenmesine ilişkin tutanakların;

 a) Tarih, yer, düzenleyenlerin unvan ve isimleri, hâkim kararının tarih ve  sayısı ile mülkî amirin veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılması durumunda  emrin tarih ve sayısını,

 b) Olay ve kanıtlarını, suç konusu eşya ve taşıma araçlarının ayrıntılı olarak  türü, kapsamı, miktar ve nitelikleri ile nerede ve ne suretle el konulduklarını,

 c) Zanlının kimlik, iş ve ikamet yeri ile ifadesini,

 Kapsaması ve düzenleyen memur ile zanlının ve varsa hariçten hazır bulunan  iki kişi tarafından imza edilmesi gereklidir.

 Bu koşulları bütünü ile taşıyan ve 16 ncı maddede yazılı memurlar tarafından  düzenlenen tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.

 

 4) 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu madde 88 :”Ağır cezayı  gerektiren suçüstü halleri dışında suç işlediği ileri sürülen hakim ve savcılar  yakalanamaz, üzerleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez. Ancak, durum  Adalet Bakanlığına derhal bildirilir. Sıkıyönetim Kanunu hükümleri saklıdır.

 Birinci fıkra hükümlerine aykırı hareket eden kolluk kuvvetleri amir ve memurları hakkında yetkili Cumhuriyet savcılığı tarafından genel hükümlere göre  doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır.”

 

5) 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu madde 58 ; “Avukat yazıhaneleri ve  konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır  cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında avukatın üzeri aranamaz.”

 

6) 4458 Sayılı Gümrük Kanunu :

 Madde 1-Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve  çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.

 Madde 2 13. fıkra "Gümrük denetimi" deyimi, gümrük mevzuatına ve  gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere  uyulmasını sağlamak üzere eşyanın muayenesini, belgelerin varlığının ve gerçekliğinin kanıtlanmasını, işletme hesaplarının, defterlerinin ve diğer yazılı belgelerin tetkikini, nakil araçlarının kontrolünü bagajların ve kişilerin yanlarında ya  da üstlerinde taşıdıkları eşyanın kontrolünü, idari araştırmalar ve benzeri diğer  işlemlerin yapılması gibi özel işlemlerin yerine getirilmesini;…. 23. fıkra"Eşya" deyimi,  her türlü madde, ürün ve değeri; ifade eder.

 

 Madde 34 - 1. Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan taşıtlar gümrük  gözetimine tabidir. Bunlar, yürürlükteki hükümlere uygun olarak, gümrük idareleri  tarafından denetlenir.

3. a) … Gümrük memurları gemiyi, yükünü ve bunlara ait gerekli tüm defter,  belge ve kayıtları denetlemeye, gerektiğinde ambarları ve eşya bulunan diğer yerleri  mühür altına almaya yetkilidir.

 Yabancı limanlardan gelip Türk limanlarına veya nehirlerine girecek olan  gemiler, gümrük denetlemesi yapılmak üzere belirli yerlerde durur veya yol keserler.

 

 Madde 36 - 1. Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşya, girişinden itibaren  gümrük gözetimine tabidir. Bunlar, yürürlükteki hükümlere uygun olarak gümrük  idareleri tarafından denetlenir.

 2. Söz konusu eşya gümrük statüleri belirleninceye, serbest dolaşımda  olmayan eşya ise 77 nci maddenin 1 inci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere, gümrük  statüleri değişinceye ya da serbest bölgeye girinceye yahut 163 ve 164 üncü  maddeler gereğince yeniden ihraç veya imha edilinceye kadar gümrüğün gözetimi  altında kalır.

 

7) 1705 Sayılı Ticarette Tağşişin Men`i Ve ihracatın Murakabesi Ve  Korunması Hakkında Kanun :

 

 Madde 3 - işbu kanunun derpiş eylediği mürakabeyi icraya memur edilenler  icap ettiği takdirde mürakabeye tabi mevattan nizamnameleriyle tayin edilecek usul  ve miktardan nümune alabilecekleri gibi müesseselerin açık ve faaliyette bulundukları  zamanlarda imal, satış ve depo mahallerinde teftişte bulunmak salahiyetini de  haizdirler.

 

 Madde 4 -Her teftiş akabinde teftişi yapanlar tarafından bir rapor tanzim  olunarak bir sureti mal veya müessese sahip veya mümessillerine verilir. Teftiş  neticesinde bu kanun hükümlerine muhalif hareketi tebeyyün edenler hakkında bir  zabıt varakası tanzim olunarak kezalik bir sureti 48 saat zarfında mal veya müessese sahibine veya mümessillerine tebliğ olunur. Zabıt varakalarının ayrıca hangi  makamlara tevdi edileceği ve adli takibatı müstelzim olanlar hakkında ne suretle  takibat icra edileceği nizamnamelerinde tesbit olunur. 

 

H) Türk Standartlarının Uygulanması Hakkında Tüzük :

 Madde 6 - Mecbur kılınan Türk Standartlarının kapsamına giren mallar, ilgili  bakanlıkça görevlendirilenler tarafından bu Tüzük hükümlerine ve standartlarındaki  esaslara göre denetlenir.

 

 Madde 7 - Denetleme ile görevlendirilenler, denetleyecekleri mallardan  numune alabilirler. Bu numunelerin miktarları ile alınma şekil ve usulleri, malların  yapılarına ve özelliklerine göre, muayene ve deneylerinin gerektirdiği ölçüyü  aşmamak üzere, standartlarında gösterilir. Alınacak bu numuneler dört takımı  geçemez.

 Denetlenmiş mallar gerekirse yeniden denetlenebilir.

 

 8 ) 5187 Sayılı Basın Kanunu 25.maddesi :

 “ Soruşturma için sübut vasıtası olarak her türlü basılmış eserin en fazla üç  adedine  Cumhuriyet savcısı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kolluk el koyabilir.  Soruşturma veya kovuşturmanın başlatılmış olması şartıyla … öngörülen suçlarla ilgili olarak basılmış eserlerin tamamına hakim kararıyla el konulabilir.”

 9) 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun Suçların Takibi başlıklı 20.

maddesi :

“….. Suçların takibi ile görevli olan av koruma memurları ve saha bekçileri bu  Kanunda belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye,  haklarında suç zaptı düzenlemeye ve silah, alet ve ekipmanlar ile canlı, cansız av  hayvanlarını, av hayvanlarının bizatihi avında kullanılan suç vasıtalarını kime ait  olursa olsun zapt etmeye ve bu amaçla yakalamaya görevli ve yetkilidir…kır ve köy  bekçileri ile köy muhtarları aynı yetkiyi haizdir…”

10) 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 75.maddesinin 2,3 ,4.

fıkraları ile 79. maddesi :

(2) (Değişik Fıkra: 03/03/2004 – 5101/21 md.) Eser sahiplerinin, eser

sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahiplerinin veya diğer hak sahiplerinin  haklarının ihlali halinde,şikayete selahiyeti olanların başvurması üzerine, tecavüzün  gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana geldiği yerin Cumhuriyet savcısı, yetkili mahkemeden usulsüz çoğaltılmış nüsha veya yayınlara el konulmasını, bunların imha  edilmesini, bu konuda kullanılan teknik araçların mühürlenmesini, satışını ve usulsüz  çoğaltımın gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını talep edebilir.

(3) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı üç gün içinde  yetkili mahkemeye sunulmak üzere el koyma ve mühürleme kararını re`sen verebilir.

(4) (Ek Fıkra: 03/03/2004 - 5101/21 md.) Nüsha ve süreli olmayan yayınların  el konulduğu tarihten itibaren on beş gün içerisinde, eser veya hak sahipleri  tarafından yetkili mahkemeye herhangi bir şikayet veya başvuruda bulunulmaz ise  Cumhuriyet savcısının talebi üzerine yetkili mahkeme, davaya esas olacak sayıda  nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin imhasına veya bunların hammadde olarak  yeniden kullanımlarına dair imkanların olması halinde, mevcut halleriyle veya bir

daha kullanılmayacak derecede vasıfları bozulmak suretiyle, hammadde olarak  satışına karar verir. Belirtilen süre içinde eser veya hak sahipleri tarafından bir şikayet veya başvuru yapılması halinde bu Kanunun 68 inci maddesi hükümleri  uygulanır. El konulan nüsha ve süreli olmayan yayınların imhasına, bunların  hammadde olarak yeniden kullanımlarına ve hammadde olarak satışına ilişkin usul ve  esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

Madde 79- Bu Kanun hükümlerine göre imali veya yayımı cezayi mucip olan  çoğaltılmış nüshalarla bunları çoğaltmaya yarayan kalıp ve buna benzer vasıtaların  zabıt, müsadere ve imhasında Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükümleriyle Ceza

Muhakemeleri Usulü Kanununun 392, 393 ve 394 üncü maddeleri uygulanır.

 

 

11 ) 5149 Sayılı Spor Müsabakalarında şiddet Ve Düzensizliğin  Önlenmesine Dair Kanun :

 

Müsabaka güvenliği

 Madde 6- Spor müsabakalarında alınacak güvenlik önlemlerinin yürütülmesi  ve denetlenmesi konularında yetkili olmak üzere o yerin en büyük mülkî amirince  belirlenecek rütbeli emniyet görevlisi, müsabaka güvenlik amiri olarak görevlendirilir.  Müsabaka güvenlik amiri, müsabakanın güvenliği ile ilgili tüm kişi ve kuruluşlarla  gerekli koordinasyonu sağlamakla yetkili ve görevlidir.  Müsabakaların yapılacağı spor alanına, güvenlik güçlerince gerçekleştirilecek  kontrolden sonra seyirci alınır. Spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu  girişleri ile turnike girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hâkim kararı veya  gecikmesinde sakınca olan hallerde mülkî amirin yazılı izni ile genel güvenlik  güçlerince veya genel güvenlik güçlerinin denetiminde, özel güvenlik güçlerince üst  araması yapılır ve bu Kanunun amacına aykırı madde ve cisimlere el konulur.  Spor alanlarının dış güvenliği genel kolluk güçlerince, saha içi ve tribün güvenliği  ise 5 inci maddeye göre oluşturulacak özel güvenlik birimlerince ve saha yetkililerince  sağlanır. Kapı aramaları özel güvenlik güçleri  tarafından yapılır. Müsabaka güvenlik  amirinin talebiyle emniyet güçleri, gerekli hallerde olayın  meydana geldiği alanlara  müdahale edebilir.

 

12) 5188 SAYILI ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN :

 

 Madde 6- Mülkî idare amirleri havalimanı, liman, gümrük, gar ve istasyon  gibi yerler ile spor müsabakalarının, sahne gösterilerinin ve benzeri etkinliklerin  yapıldığı yerlerdeki özel güvenlik tedbirlerini denetlemeye ve kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde ek önlemler aldırmaya yetkilidir.

Kamu güvenliğinin sağlanması yönünden 5442 sayılı il idaresi Kanunu ile vali  ve kaymakamlara verilen yetkiler saklıdır. Bu yetkilerin kullanılması durumunda özel  güvenlik birimi ve özel güvenlik personeli mülkî idare amirinin ve genel kolluk  amirinin emirlerini yerine getirmek zorundadır.

 

Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri

 

Madde 7- Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri Şunlardır:

 a) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı  kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından  veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.

 b) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler  ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin  üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik  sistemlerinden geçirme.

 c) 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 127 nci maddesine göre yakalama ve yakalama nedeniyle orantılı arama.

 d) Görev alanında, haklarında yakalama, tutuklama veya mahkûmiyet kararı  bulunan kişileri yakalama ve arama.

 e) Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme.

 f) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım  tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle  arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme.

 g) Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç  teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike  doğurabilecek eşyayı emanete alma.

 h) Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma.

 ı) Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması  amacıyla yakalama.

 j) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemeleri Usulü

Kanununun 157 nci maddesine göre yakalama.

 k) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) ve

(2)numaralı bentlerine göre zor kullanma.

 

2. ARAMA VE ELKOYMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :

 

  Arama ve Elkoyma konusunda CMK. da ayrıntılı düzenleme yapmıştır. Kurallar  açıkça ortaya konulmuş ve eski düzenlemede yer almayan hükümler getirilmiştir. Adli  ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde yer alan hükümlerin pek çoğu yasaya alınmıştır.  Bazı düzenlemelerde ise yönetmeliğin dışında hükümler getirilmiştir. CMK. ile  yönetmelik pek çok noktadan çatışır duruma geldiğinden artık arama konusunda yeni  yasaya uygun yeni bir yönetmelik çıkarılması zorunlu hale gelmiştir. Ve bu amaçla  Adlî Ve Önleme Aramaları Yönetmeliği hazırlanmıştır. Anayasanın 20.maddesinde özel ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı  belirtilerek söz konusu özgürlükler güvence altına alınmıştır. Ancak ayrık olarak  soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği durumlarda yöntemince verilmiş yargıç  kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili makamın emri ile bu  özgürlüklerin sınırlandırılabileceği ve dokunulmazlığın kaldırılabileceği öngörülmüştür. Anayasanın 21. maddesinde ise konuta dokunulamayacağı belirtilmekle birlikte ayrık  durumlarda yargıç kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkililerin  emri ile konuta girilebileceği belirtilmiştir.

 

I. ADLÎ ARAMA

 Yönetmeliğin 5. maddesine göre , Adlî arama ; bir suç işlemek veya buna  iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın,  şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya  delillerinin elde edilmesi için hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan  hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle bir kimsenin, özel hayatının ve aile  hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer  yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir.

 

1 ) ŞÜPHELİ VEYA SANIĞIN, ÜSTÜ, EŞYASI, KONUTU, İŞYERİ VE ONA AİT DİĞER YERLERİN ARANMASI ( madde 116 )

 

   116. madde uyarınca; yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği  hususunda MAKUL ŞÜPHE var ise şüphelinin veya sanığın, ÜSTÜ, EŞYASI, KONUTU, İŞYERİ VE ONA AİT DİĞER YERLER aranabilir.  şüphenin olumlu nedenlere dayanması, yani makul olması şarttır. Yönetmeliğin

 

   6. maddesine göre Makul şüphe : Hayatın akışına göre somut olaylar karşısında  genellikle duyulan şüphedir. Makul şüphe, aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili  kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun  taşındığından şüphe ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak  belirlenir. Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması ve  şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Yani arama sonunda belirli bir şeyin

bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut  olgular mevcut bulunmalıdır. Bu nedenlerin bulunup bulunmadığının taktiri yargıca ve  gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısına aittir. Arama için kişinin  bir suçu işlemesinden başka, suça her hangi bir şekilde katıldığı ya da yataklık  etmesi kuşkusu da yeterlidir.

 

2 ) DİĞER KİŞİLERİN ARANMASI :

 

  117. maddenin 1.fıkrasında, Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi veya suç  delillerinin elde edilebilmesi amacıyla , şüpheli, sanık, suç ortağı veya suça yataklık  edenlerin dışındaki ( diğer ) kişilerin ÜSTÜ, EŞYASI, İŞYERİ VE ONA AİT DİĞER  YERLERİN aranması düzenlenmiŞtir. Ancak bu durumda aranan kişinin veya suçun delillerinin arama yapılacak yerde bulunduğunun kabul edilmesine olanak sağlayan OLAYLAR bulunmalıdır.

 

116. maddede yakalanma olasılığı veya kanıtların elde edilmesinin umulması  yeterli olmasına karşın 117. maddede aramayı haklı gösterecek olayların varlığı  gerekmektedir. Böyle bir sınırlama yapılması aramanın suçla ilgisi bulunmayan kişiye ilişkin olması nedeniyle getirilmiştir. 2 şüpheli veya sanığın yakalandığı veya izlendiği sırada girdiği yerdeki aramada  bu sınırlama söz konusu değildir. şüpheli veya sanık o yerde tutuluyor ya da o yere girmiş ise aramanın doğrudan yapılması olanaklıdır. Zira bu hallerde söz konusu  OLAYLAR esasen vardır. Örneğin suçüstü söz konusu olduğunda yapılacak takipte  şüphelinin başka bir kişinin konutuna girmesi veya suç aletini veya başkaca delili  başka bir kişinin konutunun içine atması durumunda buralarda başka bir şart  aranmaksızın arama yapılabilecektir.

 

3 ) ARAMA ZAMANI :

 

 Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde GECE VAKTİ ARAMA  YAPILAMAZ. (m.118/1) Ancak;

1)Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde,

2)Suçüstü halinde,

3)Yakalanmış veya gözaltına alınmış olup ta FİRAR EDEN KİŞİ YA DA  TUTUKLU YA DA HÜKÜMLÜNÜN tekrar yakalanması amacıyla yapılacak aramalarda,

Gece vakti arama yapılabilir.  Gecikmesinde sakıncalı hal derhal işlem yapılmadığı taktirde suçun delillerinin  ortadan kaybolması olasılığının ortaya çıkması halini ifade eder. Suçüstü hali ise

CMK.nun 2/j maddesinde,

a) işlenmekte olan suçu,

b) henüz işlenmemiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk veya  suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği  suçu,

c) fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin  işlediği suçu ifade etmektedir.

 

Gece vakti 5237 sayılı TCK nun 6/1-e maddesi uyarınca; güneşin  batmasından bir saat sonra başlayıp, güneşin doğmasına bir saat kalıncaya kadar  devam eden vakittir.  Gündüzün aramanın yapılması öngörüldüğü durumlarda, gündüzün başlayan  aramaya, zorunluluk halinde geceleyin de devam edilebilir. Geceleyin arama yasağı  üst ve araçlardaki aramalar için uygulanmaz.

 Yönetmeliğin 31. maddesi gereğince ; Geceleyin herkesin girip çıkabileceği

2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 7 nci maddesinde sayılan umuma  açık istirahat ve eğlence yerlerinde, gece adlî arama yapılabilir. Yine önleme  aramaları, denetimler ve kontroller her zaman ( yani geceleyin de ) yapılabilir.

 

4 ) HUKUKA AYKIRI VEYA ÖLÇÜSÜZ ARAMA :

 

   TCK. nun 120. maddesi “ hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya  eşyasını arayan kamu görevlisi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir “ demektedir.

CMK.nun 116 ve 117 maddelerine aykırı olarak, yetkisini kötüye kullanmak  suretiyle konutta arama yapan görevli hakkında da TCK.nun 116.maddesi uygulanır. CMK. nun 141/ Ġ maddesi , hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin tazminat isteyebileceklerini öngörmüştür. Yine CMK. nun

143/ 2 maddesi “ Devlet, ödediği tazminattan dolayı, koruma tedbiriyle ilgili olarak  görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu eder. “ demektedir.

 

5 ) ADLİ ARAMA EMRİ VE KARARI :

A. ARAMA EMRİ YA DA KARARINI VERME YETKİSİ :

 

   Arama kararı HAKİM TARAFINDAN VERİLİR. Gecikmesinde sakınca bulunan  hallerde Cumhuriyet Savcısının YAZILI EMRİ İLE de arama yapılabilir. Yeni yasa  Kolluk amirlerinin yazılı arama emri verme yetkisini KALDIRMIŞTIR. Yasa Tasarısında  bu yöne ilişkin olarak var olan hüküm Meclis tarafından kabul edilmemiştir. Buna  göre, kolluk amirleri arama emri veremeyecektir. Gecikmesinde sakıncalı durumun takdiri Cumhuriyet Savcısına aittir. Kolluk,  arama kararı alınmasını talep ettiği durumlarda, makul şüphe sebeplerini belirten  ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor hazırlayıp Cumhuriyet savcısına başvuracaktır.

 

    Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk, makul şüphe sebeplerini,  iletişim araçlarından da yararlanarak en seri şekilde Cumhuriyet savcısına intikal  ettirir. Cumhuriyet savcısı, gerekli gördüğü takdirde verdiği yazılı emri, iletişim  araçlarından da yararlanarak en seri şekilde ilgili kolluğa iletebilir. ( Yönetmelik  madde 7 ) Başka bir anlatımla Cumhuriyet savcısı, kolluğun arama istemini yerinde görüp, yazılı emir verilmesi işleminin geçikmeye yol açacağı kanısına varırsa, arama  emri verdiğini iletişim araçlarından da yararlanarak armayı yapacak kolluk  görevlilerine bildirip, yazılı kararını da en seri iletişim aracı ile kolluğa  gönderebilecektir.

Haklarında gıyabî tutuklama veya tutuklama kararı ile yakalama emri veya  zorla getirme kararı bulunan kişilerin yakalanması için yapılacak aramalarda, ayrıca  arama kararı verilmesi gerekli değildir. Bu gibi hâllerde sadece yakalanacak kişiyle  ilişkili işlemler yapılabilir. O yerde bulunan diğer kişiler hakkında, ayrıca karar  verilmemişse, arama yapılamaz.

4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçlar bakımından,  özel konut ve eklentilerinde hâkim kararı olmadıkça arama yapılamaz. ( Yönetmelik  madde 7 )

 

   Cumhuriyet Başsavcılıklarınca, arama ile ilgili kararları vermek üzere, yirmidört  saat süreyle nöbetçi Cumhuriyet savcısı görevlendirilecektir. Aramanın kolluk tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Ancak kolluğun aramayı  yapabilmesi için elinde arama kararı ya da yazılı emir bulunması şarttır.

 

B. ARAMA KARARININ İÇERİĞİ :

 

   Arama kararında veya Cumhuriyet Savcısının yazılı emrinde : aramanın  nedenini oluşturan fiil ; aranılacak kişinin adı, aramanın yapılacağı konut veya diğer  yerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olduğu zaman diliminin ve  aranılacak eşyanın elde edilmesi hâlinde el konulup konulmayacağının açıkça  gösterilmesi gerekir.

 

C. ARAMA KARARININ İCRASI :

 

   Kolluk arama kararı veya yazılı emirdeki koşullara uyarak aramayı  gerçekleştirir ve buna ilişkin bir arama tutanağını düzenler.

 

  Adlî arama tutanağı : Yönetmeliğin 11. maddesine göre tutanakta ;

   Arama kararının tarih ve sayısı, hâkim kararı yoksa verilmiş olan yazılı emrin tarih ve  sayısı ile emri veren merci ; Aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat ; Aramanın konusu ; Aranan kişinin kimlik bilgileri, adını söylemediği takdirde eşkâl bilgileri ; Araçta,  konutta, işyeri ve eklentilerinde arama yapılmışsa, aracın plaka numarası, markası,  konutun, işyerinin ve eklentilerinin açık adresi, su üstü aracının aranmasında, su üstü  aracının cinsi, ismi, sahibi ve kullananı, deniz aracının aranması hâlinde ise deniz  aracının cinsi, ismi, donatanı, bağlama limanı, tonajı, acentesi, kaptanı ve arama  mevkiî ; Aramanın sonuçları, el konulan suç eşyasına ilişkin belirleyici bilgiler ;

Aramada yakalanan kişiler varsa kimlik bilgileri, kimliği belirlenemiyorsa eşkâl bilgileri ; Arama sonucunda yaralanma veya maddî bir zarar meydana gelip gelmediği ;

Arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı, hususları yer alır.

Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır ve

tutanağın bir sureti ilgiliye verilir. Kaçakçılık suçlarıyla ilgili tutanaklar, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele  Kanununun 21 inci maddesine göre düzenlenir.

 

6 ) ARAMADA HAZIR BULUNACAKLAR :

 

  Eğer konut, işyeri veya diğer kapalı bir yerde arama yapılacak ise; arama  sırasında ya C. Savcısı hazır olmalıdır. C. Savcısının hazır olması mümkün değil ise o  yerin ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmalıdır.

 

  Cumhuriyet Savcısı aramada hazır bulunabilir. Ancak C.Savcısı aramada hazır  bulunmaz ise, konutlar, iş yerleri ile kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması gereklidir. Bu iki  kişi yalnız komşulardan oluşturulabileceği gibi yalnız ihtiyar kurulu üyelerinden de  oluşturulabilir. Her ikisinden birer kişi alınmak suretiyle de oluşturulması  mümkündür.

 

  Arama işleminde aranan yerin sahibi ya da eşyanın zilyedi hazır  bulunabilirler. Sahibi bulunmadığı taktirde temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip  bulunan yakını veya kendisi ile birlikte oturan bir kişi ya da komşusunun hazır  bulundurulması gerekir. Başka bir ifadeyle aramanın yapılabilmesi için aranan yerin sahibi bulunamıyorsa anılan kişilerin bulundurulması şarttır. Ancak yerin sahibi veya  eşyanın zilyedi orada bulunmakla birlikte aramaya katılamazlar veya çıkıp giderlerse  diğer kişilerin onların yerine hazır bulundurulmalarına gerek yoktur.

 

  Suç ile ilişkisi olmayan kimselerin nezdinde yapılan aramada ise işleme  başlamadan önce zilyede, zilyedi bulunamazsa yerine çağrılacak kişiye aramaya  başlamadan önce aramanın amacı bildirilmelidir.

 

   Aramada avukat bulundurulması zorunluluğu yoktur. Ancak CMK. nun

120/3. maddesi uyarınca aramada kişinin avukatı hazır bulunabilir. Fakat avukatın  önceden haberdar edilmesine gerek yoktur. Hazır bulunursa aramaya katılabilir,  gelmesinin beklenmesi gerekmez.

 

7. Askeri mahallerde yapılacak aramalar :

 

   Askeri mahallerde yapılacak aramalarda , Yargıç veya Cumhuriyet Savcısının  aramaya katılması zorunludur.  Askeri mahal , 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri  İş Hizmet Kanununun 12 inci maddesinde tarif edilen, kıt‟a, taktik birlik, idarî birlik,  karargâh ve askerî kurumlar ile aynı Kanunun 51 inci maddesinde açıklanan kışla ve  benzeri yerler bu nitelikleri bakımından askerî mahallerdir. Aynı Kanunun 100 üncü  maddesinde de “orduevleri, askerî gazinolar ve kışla gazinoları”nın da askerî bina  olup askerî mahal niteliğine haiz olduğu açıklanmıştır. Öte yandan, 9/7/1982 tarihli  ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 21 inci maddesinin son  fıkrasında, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı askerî mahaller açıklanmıştır. Askeri  Yargıtay içtihatlarına göre;askerlerin bizatihi eğitim ve barınma amacıyla kullandıkları  ve etrafı çevrilerek sınırlandırılmış alanlar askeri mahal sayılmaktadır.Buna göre askeri lojmanlar, kışla içinde yer alıyorsa askeri mahal, dışında ise, örneğin şehir  içinde ise askeri mahal sayılmayacaktır.

 

8. ARAMA SONUCU ELKOYMA YA DA KORUMA ALTINA ALMA :

 

   Arama sonucunda bazı eşyaya el koyma söz konusu olduğu taktirde CMK.nun  127/1 inci maddesi gereğince hakim kararına, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet Savcısının yazılı emrine ihtiyaç vardır. Bu durum kolluğun arama için   karar veya yazılı emir alıp yaptığı aramada el konulacak eşya bulması halinde el koyma için ayrıca karar yada Cumhuriyet Savcısından yazılı emir alması  zorunluluğunu getirmektedir. Bu durum uygulamada gecikmelere ve sıkıntılara yol  açacaktır. El koyma da Cumhuriyet Savcısının vereceği yazılı emre veya hakim  kararına dayanmalıdır. Bilindiği gibi el koyma, suçun veya tehlikelerin önlenmesi  amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya  üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemidir.

 

 

  Yani el koyma el konulacak eşyanın zilyedin rızası hilafına yapılan bir işlemdir. Ancak söz konusu eşyanın alınmasına zilyedi rıza gösteriyor ise bu durumda  koruma altına alma söz konusudur. Yönetmeliğin 4. maddesine göre : Koruma altına  alma, suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek veya müsadereye tâbi  olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin kendiliğinden vermesini  veya el konulana kadar geçici olarak alıkoymayı ifade etmektedir. Koruma altına alma söz konusu ise hakim kararına veya Cumhuriyet Savcsının yazılı emrine ihtiyaç yoktur. Ancak el koyma için bu kararlara ihtiyaç vardır.  Arama zaten bir savcı emrine veya hakim kararına dayandığı için bir de arama  sonucunda elde edilen eşyalara el konulması için tekrar hakim kararına veya savcı emrine ihtiyaç olmamalıdır.

 

  Bu hükmü uygulama ile bağdaştırmanın yolu şu olabilir; hakim veya savcı verdiği arama kararında veya yazılı arama emrinde arama  izni yanı sıra aramada elde edilecek eşyalara el konulmasına da karar verilebilir. O  takdirde arama kararı veya emri aynı zamanda el koyma yetkisi de verecektir.  Kanımca arama ve el koyma kararlarının birlikte alınmasına her hangi bir engel  bulunmamaktadır.Nitekim Yönetmelikte arama kararı ve emrinde “ aranılacak eşyanın  elde edilmesi hâlinde el konulup konulmayacağının açıkça gösterilmesi “  öngörülmüştür.

 

9 ) Aramada Ele Geçen Belge Ve Kâğıtlar Hakkında Yapılacaklar :

 

  Aramada ele geçen belge ve kağıtlar varsa bunları inceleme yetkisi hakim ve  C.Savcısına aittir. Kolluk memurları, hakkında arama işlemi uygulanan kişinin rızası  da olsa bu belge ve kağıtları okuyamazlar. Kağıtlar, mektup, defter, belge ve  benzerleridir. Bu belgelerin, imkan varsa zilyedinin önünde bir zarfa konup ağzı  mühürlenerek hakime veya C.Savcısına verilmesi gerekir. Yönetmeliğin 16.  maddesine göre,; Kolluk, incelenecek belge ve kâğıtları ambalajlayarak  mühürleyecektir Kağıtların zilyedi veya temsilcisi zarfın üzerine kendi mührünü de koyabilir ya  da imzasını atabilir. Hakim veya C.Savcısı paketi açıp kağıtları incelemeye karar  verdiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunması için belgelerin zilyedi veya  temsilcisini ya da müdafiini çağırması gerekir. Çağrıya uyulmasa bile hakim veya  C.Savcısı zarf açma ve inceleme işlemlerini yapar. İnceleme kağıdın delil olma veya  zor alım özelliğine sahip olup olmadığını, kısaca suçla ilgili bulunup bulunmadığını  anlamak için yapılır.

 

   İnceleme sonucu, soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmayan kağıtları ilgilisine geri verilir. şüpheli veya sanık ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 45 ve 46 ncı  maddelerine göre tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve  belgelere; bu kimselerin nezdinde bulunduğu sürece el konulamaz.

 

10 ) ARAMA ÜZERĠNE BELGE VERİLMESİ :

 

   Arama sonunda, hakkında arama işlemi uygulanan kişinin istemesi üzerine  kendisine arama nedenleri bildirilir. Aramanın suç işlediğinden kuşkulanıldığından  dolayı kendisini yakalamak ya da kanıtları ele geçirmek için mi yahut başkasını  yakalamak ya da ona ait kanıtlar ile eşyayı ele geçirmek için mi yapıldığını açıklayan  belge verilir. Arama, suç işlediğinden kuşkulanılması nedeniyle yapılmış ise, arananın  istemesi halinde, fiilin niteliğini belirten bir belgenin düzenlenerek aranan kişiye

verilmesi gerekir. Yine aranan kişinin istemesi durumunda el konulan veya koruma  altına alınan eşyanın listesini içeren bir liste ve eğer şüpheyi haklı kılan bir şey elde  edilmemiş ise, bunu belirten bir belge verilir. Bu belgeler ve listenin düzenlenmesi,  hakkında arama işlemi uygulanan kişinin istemesine bağlıdır.

 

    İstememiş ise  verilmesine gerek yoktur. Düzenlenen belgelerde, aranılana kişinin el konulan eşyanın mülkiyetine  ilişkin görüş ve iddialarına da yer verilmesi gerekir. Aranan kişi, el konulan eşyanın  kendisine ait olmadığını söylüyorsa bu husus tutanağa geçirilmelidir. Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir listesi yapılarak,  eşyanın karışmaması yada değiştirilmemesi için resmi mühürle mühürlenerek ya da  üzerine işaret konularak gereken önlemlerin alınması gerekir. Ayrıca bu eşyaların  resmî mühürle mühürlendiğine dair tutanak düzenlenerek bir sureti ilgilisine  verilecektir.

 

11 ) ARAMANIN HAKİM ONAYINA SUNULMASI :

 

    CMK da savcının verdiği arama emrinin ve bunun sonucunda yapılan işlemlerin  hakim onayına sunulmasına ilişkin düzenleme getirilmemiştir. Bu nedenle savcının  yazılı emri ile yapılan aramanın hakim onayına sunulmasına gerek olmadığı ileri  sürülmektedir. Ancak kanımca bu durum Anayasa hükmüne aykırılık teşkil edecektir.  Çünkü Anayasada bu konuda hüküm bulunmaktadır. Anayasanın 20/2 maddesi hükmü karşısında savcının verdiği arama emrine dayanılarak yapılan aramanın

hakim onayına sunulması gerekecektir.

 

    Zira Anayasanın 20/2 maddesi şu hükmü içermektedir :

“ Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve  genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması  sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı  olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de  kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel  kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.

 

    Yetkili merciin kararı  yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan  itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.” Bu açık ve uygulama yeteneği bulunan Anayasa hükmü karşısında savcının  arama emrinin onayı gerekir. Anayasa kurallarının genel normatif hükümler getirdiği, uyum yasası olmadan hayata geçirilemeyeceği de söylenemez. Zira, Anayasa‟nın

yukarıya aynen alınan hükmü ayrıca bir uyum yasasını gerektirmeyecek kadar açık  bir uygulama maddesi şeklindedir. Esasen savcının emri ile yapılan arama işleminin  hakim onayına sunulması kabul edilmese bile savcını yaptığı bu işlemdeki  usulsüzlüklere karşı ilgililerin itiraz hakkı bulunduğundan, itirazı inceleyecek olan sulh  hakimi arama emrinin ve arama işlemenin hukuka uygun olup olmadığını

inceleyecektir.

 

12 ) Karar ya da emir alınmadan yapılacak aramalar :

Yönetmeliğin 8 ve 9. maddelerine göre ;

 

   1. Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri veya zorla getirme kararı  bulunan kişi ile hakkında gıyabî tutuklama kararı verilen kaçak yakalandığında  üstünde, yakalanması amacıyla konutunda, işyerinde, yerleşim yerinde, bunların  eklentilerinde ve aracında yapılacak aramada,

 

 

  2. Hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile veya kolluk  tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama  işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak kaba  üst aramasında,

 

  3. Gözaltına alınan kişinin, nezarethaneye konmadan önce yapılan üst  aramasında,

 

  4. Herhangi bir sebeple hukuka uygun şekilde yakalandıktan sonra kolluk  güçlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin veya işlenmekte olan veya henüz işlenmiş olan veya pek az önce işlendiğini gösteren belirtilerin olduğu suçun failinin  yakalanması amacıyla takibi sırasında girdikleri araç, bina ve eklentilerinde  yakalanması amacıyla yapılacak aramalarda,

 

  5. a ) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin ikinci  fıkrası kapsamında, kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu  maddelerin bulunduğu şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan  diğer araçlarda hemen yapılan aramalarda,

 

   b) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin altıncı  fıkrası kapsamında gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından  kuşkulanılan kişilerin gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranmasında;

 

   c) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 18 inci maddesinin ikinci  fıkrası kapsamında, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu gereğince  belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden gümrük bölgesine girmek, çıkmak veya  geçmek ve bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçlarının yetkili  memurlar tarafından durdurulmasında ve bu kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa  taşıma araçlarının aranmasında,

 

  6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24 üncü maddesindeki kanunun hükmü  ve âmirin emrini yerine getirme, 25 inci maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk  hâli ve 26 ncı maddesindeki hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası ile diğer kanunların  öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum  için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile  eklentilerine girmek için , ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz.

 

   7. Suç işlenen yerlerde, sebep ve sonuç ilişkisini ortaya koyacak delillerin  aranması, bulunması ve el koyulması için geliştirilmiş bilimsel ve teknik araştırma  işlemlerinin, herkesin girip çıkabileceği kamuya açık alanlarda yapılması için ayrıca bir  arama emri veya kararı gerekmez. Buralar dışındaki yerlerde olay yeri inceleme  işlemleri, 7 nci madde uyarınca hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde  de Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine gerçekleştirilir.

Olay yeri inceleme işlemleri sırasında veya sonucunda bazı eşyaya el koyma söz konusu olduğunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 127 nci maddesi  Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükümlerine göre karar veya emir verilmesi için  Cumhuriyet savcısına başvurulur.

 

 13 ) ARAMAYA İLİŞKİN ÖZEL HÜKÜMLER:

   1. 4926 Sayılı Kaçakçılık Kanunu‟nun ; 16. maddesinin 1.fıkrasına göre ; ”Mülki amirler, gümrük ve gümrük muhafaza amir ve memurları, Emniyet, Jandarma  ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personel bu Kanunun suç saydığı fiilleri  önleme, izleme ve soruşturmakla yükümlüdür.”

17 maddesinin 1.fıkrası ”16 maddede sayılanların bu kanuna göre aramalara  da yetkili olduğunu ”; 17.maddesinin 2. fıkrası ise, ”Kaçak eşya, her türlü silah,  mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu şüphe edilen her türlü  kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlarda arama yapılabileceğini” ; 17. maddesinin 3.fıkrası da” Ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile

eklentilerinde arama yapılmasının …… bu Kanunda öngörülen suçların işlenmesinin  önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş hakim kararı; bu sebebe bağlı olarak  gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise o yerin en büyük mülki amirinin veya  Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile olabileceğini, Mülki amirin veya Cumhuriyet  savcısının verdiği yazılı emrin yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağını, Hakimin, kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklayacağını, aksi halde

el koymanın kendiliğinden kalkacağını…..” belirtmiştir.

 

   2. 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu md. 88: ”Ağır cezayı  gerektiren suçüstü halleri dışında suç işlediği ileri sürülen hakim ve savcılar  yakalanamaz, üzerleri ve konutları aranamaz, sorguya çekilemez. Ancak, durum  Adalet Bakanlığına derhal bildirilir. Sıkıyönetim Kanunu hükümleri saklıdır.  Birinci fıkra hükümlerine aykırı hareket eden kolluk kuvvetleri amir ve  memurları hakkında yetkili Cumhuriyet savcılığı tarafından genel hükümlere göre  doğrudan doğruya soruşturma ve kovuşturma yapılır.”

 

   3. CMK. nun 130. maddesinde avukat bürolarının aranmasına ilişkin  hükümler vardır. Avukatın bürosunun aranmasına ilişkin karar ancak mahkemece  verilebilir ve arama ancak C. Savcısının denetiminde yapılabilir. Yine avukat bürosunun aranması sırasında bağlı olduğu Baronun başkanı veya onu temsil eden bir  avukat hazır olmalıdır. Avukatın da kendi bürosundaki aramada hazır bulunmasına  engel yoktur.  Avukatın konutundaki arama için CMK. da özel bir düzenleme yapılmamış ise de 1136 Sayıl Avukatlık Kanununun 58 inci maddesi ; “Avukat yazıhaneleri ve  konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak  Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır  cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında avukatın üzeri aranamaz.” demektedir.

 

 II ) Denetim ve Önleme Aramaları :

1 ) Denetim yapılacak hâller :

Yönetmeliğin 18. maddesine göre ;

 

a) Umuma açık istirahat ve eğlence yeri sayılan, kişilerin tek tek veya toplu  olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,  kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,  içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet  artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve  televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet kafeler  ve benzeri yerler ile sabit veya seyyar olarak kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit  taşıma araçlarındaki bu tür yerlerin genel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi,

 

b) Kumar oynanan umumî ve umuma açık yerler ile her çeşit özel ve resmî  kurum ve kuruluşlara ait lokaller, mevzuata aykırı bir şekilde uyuşturucu madde imal  edilen, satılan, kullanılan, bulundurulan yerler, mevzuata aykırı faaliyet gösteren  genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler, Devletin ülkesi ve  milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzenine, genel güvenliğe ve genel

ahlâka zararı dokunacak oyun oynatılan, temsil verilen, film veya video bant  gösterilen yerler ile internet üzerinden yapılan yayınlara izin verilen yerler,  derneklere, sendikalara, loca ve kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki meslek  kuruluşları ile benzeri kurum ve kuruluşlara ait ve yalnız üyelerinin yararlanması için  açılan lokallerden, birden fazla denetim sonunda ve yazılı ihtara rağmen, iç  yönetmeliğine aykırı faaliyet göstererek umuma açık yer durumuna geldiği tespit  edilenlerin denetimi,

 

c) Yürürlükte bulunan hükümlere aykırı olarak işletilen yerler hakkındaki  işlemler ile genel ahlâk ve edep kurallarına aykırı olarak sesli ve görüntülü eserleri,  kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve satan yerlerin denetimi,

 

d) Kanunlardaki istisnalar saklı kalmak üzere, onsekiz yaşından küçükleri  çalıştırdığından veya onsekiz yaşını doldurmamış küçüklerin girip girmediğinden  şüphelenilen ve açılması izne bağlı bar, pavyon, gazino, meyhane gibi içkili yerler ile  kıraathane gibi oyun oynatılan benzeri yerlerin denetimi,

 

e) Suç işlenmesini önlemek için kişilerden kimlik sorma,

 

f) 26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununda belirtilen yerlerin

denetimi,

 

g) Motorlu araç trafik belgesi, motorlu araç tescil belgesi ve sürücü belgeleri ile  13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre araçlarda  bulunması gerekli eşyanın denetimi,

 

h) Doğal ve yapay göller ile su üstü ulaşımına imkan veren akarsularda su üstü  araçlarının ve denizlerde deniz araçlarının ruhsat ve belgelerinin, su üstü araç sahip  ve kullananları ile gemi adamlarının ehliyetleri, belgeleri ve deniz mevzuatında yer  alan diğer belgelerinin denetimi,

 

i) Elektromanyetik aygıtlar ve dedektör köpekleri aracılığıyla yapılan tarama

şeklindeki denetimler,

 

j) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 183 üncü maddesi kapsamında gürültü  yapanların men edilmesi,

 

k) Hudut kapılarından giriş çıkış yapanların pasaport denetimleri, şartları  oluştuğunda kolluk tarafından kendiliğinden yapılabilir. Ayrıca karar yada emir  alınmasına gerek yoktur.

 

2 ) Önleme araması : Polis Vazife ve Salahiyetleri Hakkında Kanunun 8-9- 20.maddeleri ile Yönetmeliğin 19. maddesine göre ; Millî güvenlik ve kamu düzeninin,  genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, Suç işlenmesinin önlenmesi, Taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh,  patlayıcı madde veya eşyanın tespiti, amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde  sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle aşağıda belirtilen yerlerde,  kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemidir.

 

A.  Önleme araması yapılabilecek yerler:

 

a) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde,

 

b) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde,

 

c) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde,

 

d) Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve üniversite binaları ve ekleri içerisinde, kurumun imkânlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması olasılığı karşısında rektör, acele hâllerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin kolluktan yardım istemeleri hâlinde, girilecek üniversite, bağımsız fakülte veya bağlı kurumların içerisinde,  bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkış yerlerinde,

 

e) Umumî veya umuma açık yerlerde veya öğrenci yurtlarında veya eklentilerinde,

 

f) Yerleşim yerlerinin giriş ve çıkışlarında,

 

g) Her türlü toplu taşıma veya seyreden taşıt araçlarında,

 

h) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri yerler ile eklentilerinde,

 

i) 5149 sayılı Spor Müsabakalarında şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında gerçekleştirilen spor müsabakalarıyla ilgili olarak, müsabakaların yapılacağı spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike girişlerinde,

 

j) 5253 sayılı Dernekler Kanununun 20 nci maddesi kapsamında, derneklerde veya eklentilerinde önleme araması yapılabilir.

 

B. şartları : Önleme araması için , makul sebeplerin oluştuğunu ve millî  güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve  hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya  bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti  amacının ortaya çıktığını ve tehlikenin oluştuğunu gösteren belirlemeler, kolluk  tarafından önceden tespit edilir ve aramanın yapılması önerilen yer ve zaman ile  birlikte mülkî âmire, gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak iletilir. 4926 sayılı Kaçakçılıkla  Mücadele Kanununda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla yapılacak  aramalar için bu talep, o yer Cumhuriyet savcısına da yapılabilir. Yetkili merci, kolluğun talebini uygun bulursa, hâkimden arama kararı talep

eder; ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yazılı arama emri verir.

 

C. Önleme aramasına ilişkin kararın içeriği :

 

   Arama talep, emir ve kararlarında : Aramanın sebebi, konusu ve kapsamı,  yapılacağı yer ve karar yada emrin geçerli olacağı zaman süresi gösterilir. Hâkim tarafından verilen kararlar aleyhine, mülkî âmir tarafından kanun   yollarına başvurulabilir.

 

  Usulüne uygun olarak verilmiş arama kararı veya emri üzerine, yetkili âmirin,  aramanın yapılması için kolluk memurlarına vereceği sözlü emirler derhâl yerine  getirilir. Bu konudaki emirlerin yazılı olarak verilmesi istenemez. Bu hâllerde, emrin  yerine getirilmesinden doğabilecek sorumluluk, emri verene aittir.

 

D. Özel güvenlik görevlilerinin kontrol yetkileri :

 

  Yönetmeliğin 21. maddesine göre , Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri  şunlardır:

 

a) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı  kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray  cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme,

 

b) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler  ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin  üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik  sistemlerinden geçirme,

 

c) Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi hâlinde  görev alanındaki işyeri ve konutlara girme,

 

d) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım  tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle  kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden  geçirme.

 

E. Derneklerde arama :

 

   Yönetmeliğin 22. maddesine göre ; Kamu düzeninin korunması veya suç  işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden birine bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim  kararı olmadıkça, yine bu nedenlere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan  hâllerde mülkî âmirin yazılı emri bulunmadıkça, kolluk kuvvetleri, dernek ve  eklentilerine giremez, arama yapamaz. Hâkim kararı, mülkî âmir tarafından dernek  yöneticilerine yazıyla duyurulur.

 

F. Spor müsabakaları ile ilgili aramalar :

 

   Yönetmeliğin 23. maddesine göre ;Spor müsabakalarının yapılacağı spor  alanına, güvenlik güçlerince gerçekleştirilecek kontrolden sonra seyirci alınır.  Spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike  girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca olan  hâllerde mülkî âmirin yazılı izni ile kolluk tarafından veya kolluğun denetiminde, özel  güvenlik görevlilerince üst araması yapılır ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında  şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun amacına aykırı madde ve cisimler  geçici olarak koruma altına alınır.

 

G. Önleme aramalarında elde edilen bilgi ve bulgular ile yakalanan

şüpheliler hakkında yapılacak işlemler :

 

  Yönetmeliğin 24. maddesine göre ; Önleme aramalarında elde edilen ve adlî  soruşturmalarda kullanılabilecek bilgi, bulgu ve eşyalar elde edilmişse, bu delil  koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilerek el koyma  işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenir. Cumhuriyet savcısının el koymaya ilişkin yazılı emri yirmidört saat içinde  görevli hâkimin onayına sunulur.

 

  Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde,  el koyma kendiliğinden kalkar. Bu tür aramada, aramanın amacı ve konusu dışında ele geçirilen ve haklarında

tutuklama veya yakalama kararı bulunan kişiler ve şüpheliler evrakıyla birlikte

Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.

 

H. Önleme Araması Tutanağı :

 

  Yönetmeliğin 26. maddesine göre ;Önleme araması sırasında suç unsuruna  rastlandığında, önleme araması tutanağa bağlanır. Bu tutanağın, adli arama  tutanağında bulunması gereken hususları içermesi gerekir . Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır ve

tutanağın bir sureti ilgiliye verilir. Suç unsuruna rastlanmadığı durumlarda, aranan kişinin talebi hâlinde,  kendisine arama kararı veya emrinin tarih ve sayısı, aramanın tarih ve saati, yeri,  aranan şahsın ve arayan görevlinin kimlik bilgilerinin yer aldığı bir belge verilir.

 

I. Hâkimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen hâller :

Yönetmeliğin 25. maddesine göre ;

 

a) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve  çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin  üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında,

 

b) 5442 sayılı il idaresi Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında bulunan,  sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında, binaların, uçakların,  gemilerin ve her türlü deniz ve kara taşıtlarının, giren çıkan yolcuların X-ray  cihazından geçirilerek, gerektiğinde üstünün ve eşyasının aranması ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin, üstlerinin, araçlarının ve  eşyalarının aranmasında,

 

c) 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanununun 11 inci maddesi kapsamında,  kişilerin üstünün, eşyalarının Olağanüstü Hâl Valisinin emriyle aranmasında,

 

d) 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında, konutların  ve her türlü dernek, siyasî parti, sendika, kulüp gibi teşekküllere ait binaların,  işyerlerinin, özel ve tüzel kişiliklere sahip müesseseler ve bunlara ait eklentilerin ve  her türlü kapalı ve açık yerlerin, mektup, telgraf ve sair gönderilerin ve kişilerin  üzerlerinin sıkıyönetim komutanının emriyle aranmasında,

 

e) Kanunların, muhafaza altına alınmalarına olanak verdiği kişilerin, üst veya  eşyalarının aranmasında,

 

f) 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen  Kütükleri Hakkında Kanun çerçevesinde görevli kolluğun, aynı Kanunun 79 uncu  maddesindeki silâh taşıma yasağı kapsamında, silâh taşıdığından şüphelenilen  kişilerin üstlerinin ve eşyalarının aranmasında. ayrıca bir arama emri ya da kararı  gerekmez.

 

İ. Özel işletmelerin girişlerinde yapılan kontroller :

 

   Umuma açık veya açık olmayan özel işletmelerin, kurumların veya  teşebbüslerin girişlerindeki kontroller, buralara girmek isteyen kimselerin rızasına  bağlıdır. Kontrol edilmeyi kabul etmeyenler, bu gibi yerlere giremezler. Bu gibi  yerlerde kontrol, esasta özel güvenlik görevlileri tarafından yerine getirilir. Ancak, bu  yerlerin ve katılanların taşıyabilecekleri özel niteliklere göre, önleme aramaları kolluk  güçleri tarafından da yapılabilir.

 

III. ARAMALARIN YAPILMA ŞEKİLLERİ :

1 ) Durdurma ve kontrol işlemleri :

 

Yönetmeliğin 27. maddesine göre ;

    Kolluk görevlisi, tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir  suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde eder veya kişinin silâhlı olduğu ve  hâlen tehlike yarattığı kanaatine varırsa kişi durdurulabilir. Durdurma yetkisinin  kullanılabilmesi için, "umma" derecesinde makul şüphe bulunmalıdır. Bir kişiyi geçici  olarak durdurmak, yakalama sayılmaz; yakalama sayılması için kişinin fiilen denetim  altına alınması gerekir.

 

   Denetim için araçların durdurulması da mümkündür. Sebebin oluşmasına veya şüpheye yol açan davranışları hakkında, durdurulan  kişiye sorular yöneltilebilir. ( Kişi bu sorulara cevap vermekle yükümlü değildir. )  Durdurma yetkisinin kullanılmasına neden olan şüphe, yapılan açıklama ile ortadan  kalkarsa, kişinin geçici olarak durdurulması işlemine son verilir. Durdurulan kişi

üzerinde yoklama biçiminde yapılan kontrol sonucunda, kişide silâh bulunduğu  yönünde yeterli şüphe meydana gelirse, memur kendiliğinden silâh ve diğer suç  eşyası araması yapabilecektir.

Yapılan kontrolün konusu ve sebepleri ilgiliye açıklanır.Bir kişinin veya aracın  durdurulma süresinin, şartlara göre makul olması ve kontrol için ayrılan süreyi  aşmaması gerekir. Yapılan kontrolün neticesinde suça ilişkin iz, eser, emare ve delil  elde edilirse, kişi yakalanır.

 

   Yoklama suretiyle kontrol, kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya o  yerin yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır.  Başka yere götürülerek kontrol yapılamaz. Ancak makul sebebi oluştuğu takdirde,  daha geniş kapsamlı kontrol yapılması için, kolluk aracından veya yakındaki kapalı bir  yerden yararlanılabilir. Kontrolden sonra talep üzerine olay yerinde derhâl bir tutanak düzenlenir.

Bu işlemler gece de yapılabilir.

 

2 ) Üst ve eşya aramasının icrası :

Yönetmeliğin 28. maddesine göre ;

 

   Aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin kaçmasını ve  saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Kolluk görevlileri, kolluk görevlisi olduğunu ispatlayan kimliğini gösterir. Üst araması, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır.  Üst ve eşya araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne  olduğu veya aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Üst araması sırasında, kişinin beraberinde olan eşya da, mümkünse  elektromanyetik cihazlarla, değilse beş duyu organı aracılığıyla aranır. Sahipsiz eşya  hakkında da aynı hüküm uygulanır. Kişi direndiği takdirde üst ve eşya araması orantılı güç kullanılarak

gerçekleştirilir. Üst ve eşya araması, kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin

yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Başka  yere götürülerek arama yapılamaz. Gerektiğinde kolluk aracından veya yakındaki  kapalı bir yerden yararlanılabilir. Kişinin kanunlara göre izin verilmeyecek bir şeyi taşıdığına ilişkin makul  şüphenin bulunması ve aramanın amacına başka türlü ulaşılamaması hâlinde, üst  araması giysiler çıkartılmak suretiyle yapılabilir. Bu işlemler gece de yapılabilir.

 

3 ) Araçlarda arama :

 

  Yönetmeliğin 29. maddesine göre ;

Araç araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne olduğu veya  aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Araç araması, kişiye en az sıkıntı verici şekilde ve makul olan en kısa sürede  yapılır.

 

  Araç araması, aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin yakınında, mümkün  olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Detaylı inceleme yapılması  gereken hâllerde, başka yere götürülerek arama yapılabilir.

 

  Deniz şartları sebebiyle aramanın denizde mümkün olmaması veya deniz  aracının ayrıntılı aranmasının gerektiği hâllerde şüpheli deniz aracı en yakın ve uygun  limana çekilerek arama limanda yapılabilir.

 

  Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde  edilirse, kişi yakalanır.

Boş araçların aranmasında, arama yapıldığını belirten bir not bırakılır. Bu  notta, arama tutanağının bir kopyasının alınabileceği yer belirtilir. Bu işlemler gece de  yapılabilir.

 

4 ) KONUT, İŞYERİ VE EKLENTİLERİNDE ARAMANIN YAPILMASI :

 

Yönetmeliğin 30. maddesine göre ;

 

Kolluk, arama yapılacak kapalı yerlerde ve eklentilerinde gerekli güvenlik  önlemlerini alarak kapıyı çalar. Hâkim kararı veya kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle yapılan  aramalarda veya karar alınmasını gerektirmeyen işlemlerde, mümkünse o yere girme  izni verme yetkisine sahip kişilerle iletişim kurulmasına çalışılır, kolaylık gösterilmesi  istenir.

 

Aşağıdaki hâllerde iletişim kurmadan arama amacıyla kapalı yerlere ve eklentilerine girilir:

 

a) Arama yapılacak olan yerin konut veya yerleşim yeri olarak  kullanılmadığının bilinmesi,

 

b) Arama esnasında bu yerlerde kimsenin olmadığının anlaşılması,

 

c) Bu yerlerde oturan veya izin vermeye yetkili kişinin arama öncesinde  bilgilendirilmesinin, delil karartmasına yol açarak aramanın amacını tehlikeye sokacak  veya kolluk memurlarını veya diğer bireyleri tehlikeye düşürebilecek olması. Diğer hâllerde, kolluk memurları arama kararını gösterirler.

Gecikmesinde sakınca veya tehlike bulunması hâlinde, bilgilendirme içeri  girdikten sonra da yapılabilir. Aramayla görevlendirilenler, aramaya kaşĢı çıkılması hâlinde, durumun haklı

kıldığı ölçüde güç kullanarak direnci ortadan kaldırabilirler. Bilgilendirme yapıldıktan  sonra, kapı açılmadığı takdirde güç kullanılacağı ihtar edilir ve akabinde zorla eve  girilir ve arama gerçekleştirilir.

 

Güç, kademeli bir şekilde artarak kullanılabilir. Bulundurulması suç teşkil eden eşyanın arandığı evde bulunan kişilerin üstü,  güvenlik veya suç eşyasının elde edilmesi amacıyla aranır.

Arama, bulunması istenen şeyin boyutu ve niteliği göz önüne alınarak, amaca ulaşmak için gerekli olan ölçüde gerçekleştirilir. Aranacak yerde bulunan kişilerin özel hayatlarına ve mallarına gereken azamî  özen gösterilir.

 

   Kasa gibi, açılması özellik isteyen eşya, kolluk tarafından veya masrafları  kollukça karşılanmak üzere bu konudaki meslek erbabına açtırılır. Bu işlemin o yerde  yapılmasının masraflı, külfetli veya oraya zarar verebilecek olması durumunda, eşya  kolluk tarafından muhafaza edilen başka bir yere götürülerek de açılabilir. Arama sırasında rastlanan özel kâğıt ve zarflar, içinde müsadereye tâbi bir

eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açılsa dahi yazılı bilgiler okunamaz.

  ARAMADA HAZIR BULUNDURULACAKLARLA İLGİLİ OLARAK AŞAĞIDAKİ HÜKÜMLER UYGULANIR:

 

a) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir;  kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya  kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur.

 

b) şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde  edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerde  yapılacak aramalarda, zilyet ve bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya  başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir.

 

c) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.

 

d) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği lokanta, bar, pavyon, gazino, meyhane  gibi yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlerin aranmasında tanık  bulundurulması gerekmez.

 

 IV. EŞYA VEYA KAZANCIN MUHAFAZA ALTINA ALINMASI VE BUNLARA ELKONULMASI :

 

1. ELKOYMA

 

  El koyma, suçunu kanıtlanması bakımından yararı görülen yada eşya veya  kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan mal varlığı değerlerinin korunması veya  başka bir şekilde güvence altına alınmasıdır. El koyma, ispat aracı olarak yararlı  görülen veya müsadereye tabi eşyanın yanında bulunduran kişinin rızası dışında  muhafaza ya da güvence altına alınması olarak tanımlanmıştır. ( CMK. m. 123 )  Yanında bulunduranın eşyayı kendiliğinden verdiği ya da eşyanın sahipsiz olması

durumlarında, el koyma kararı alınmasına gerek yoktur. Bu durumlarda el koyma  kararı alınmaksızın sözü edilen eşyalar koruma altına alınır. El koyma halinde sahibinin zilyetliği sona erer. Eşyayı elinde bulunduranların  da yetkililerin istemeleri üzerine eşyayı teslim etmeleri gerekir. Teslimden  kaçınmaları durumunda eşya ellerinde zorla alınır. El konulacak eşya taşınır mal ise emanet alınır. Taşınmaz mal ise tapu  kaydına şerh verilir. C.Savcısının soruşturma evresinde eşyayı koruması veya  güvenlik altına aldırması gerekir. Dava açıldıktan sonra da eşya mahkemenin  incelenmesine hazır bulundurulmalıdır.

 

   El koyma (zapt) ile zoralım (müsadere) farklıdır. El konulma geçici ve  eylemsel bir önlem olup mülkiyeti sona erdirmemesine karşın, zoralım mahkeme  kararına dayalı mülkiyete son veren hukuksal bir işlemdir. Zoralım ile mülkiyet  devlete geçmektedir. El konulma durumu, eşyanın sahibine geri verilmesi ya da  zoralım kararı alınması üzerine ortadan kalkar. Suç aleti bıçağın olay yerinde ele geçmesi üzerine kanıt olacağı ve ileride zoralımı gerekeceğinden emanete

alınmasına, el konulmaya örnek gösterilebilir. Yargılama sonunda bıçağın suçta  kullanılmadığının anlaşılması halinde sahibine geri verilmesine, suçta kullanıldığının  kabul edilmesi halinde ise zoralımına karar verilmesi gerekir.

 

A. İstenen eşyayı vermeyenler hakkında yapılacak işlem :

 

   Kanıt olan ya da zoralımı gereken eşyayı elinde bulunduran kişiler, istenmesi  üzerine bunları göstermek ya da teslim etmek zorundadırlar. Teslim ettikleri takdirde  sorun yoktur. Teslim etmezlerse eşya kendilerinden zorla alınır. Zorla alınmanın olanaksızlık ve teslimden kaçınma durumlarında CMK. nun  60. maddesinde öngörülen tanıklıktan çekinme ile ilgili disiplin hapsine ilişkin  hükümler uygulanır. Teslimden kaçınanlar eşyayı teslime zorlamak için her halde üç

ayı geçmemek üzere hüküm verilinceye kadar hapsolunurlar. Ancak tanıklıktan çekinmeye hakkı olan kimseleri (CMK. nun 45-46) eşyayı teslime zorlamak olanaksız  olup bu kişiler hakkında disiplin (tazyik) hapsine karar verilemez.

 

   Eşyanın teslimini sağlamak amacı ile disiplin hapsine karar verilebilmesi için  söz konusu eşyanın o kişinin elinde olduğu, ya da sakladığının kanıtlanmış olması

gerekir. Olasılıklara dayanarak disiplin hapsi kararı verilmez.

 

B. El konulamayacak mektuplar, belgeler :

 

   126. maddeye göre, şüpheli veya sanık ile aralarında akrabalık ya da meslek  sırrı bağlantısı olanlar arasında karşılıklı gönderilen mektuplara ve belgelere el  konulamaz. Ön koşul, tanıklıktan çekinmeyi gerektiren yakın akrabalık ya da meslek  sırrıyla bağlılık bulunmasıdır. Ancak yalnızca bu ilişkilerin varlığı el konulmayı  önlemeye yetmemekte ve ayrıca mektubun kişinin yanında olması, suça katıldığına  veya suça yataklık yaptığına kuşku duyulması koşullarını da gerçekleşmesi gerekir.

Suça katılmış ya da yataklık etmiş ise, artık tanık değil sanık olduğu işin, tanıklıktan  çekinme hakkının sağladığı olanaklardan yararlanmaması gerekir. Nezdinde  bulunmaktan kastedilen ise, yalnız kişinin üzeri olmayıp, mektup ve belgelerin  yerleşim yerinde veya işyerinde bulunmasını da kapsar. El konulmama aynı zamanda  mektubun okunmamasını ve yazı karşılaştırması gibi nedenlerle mektuplar üzerinde  hiçbir işlem yapılmamasını da gerektirir.

 

   El konulma yasağı, şüpheli ya da sanık için değil, tanıklıktan da çekinmeye  hakkı bulunan diğer kişiler için öngörülmüştür. şüpheli veya sanığın yakın akrabasına  ya da avukatına yazdığı mektuplara, şüpheli veya sanığın üzerindeyken ya da kişilere  ulaşmamış bulunması koşuluyla el konulması olanaklıdır. Ancak şüpheli veya sanığın  yazdığı mektup, tanıklıktan çekinmeye hakkı olan kişinin eline geçmiş ise, el  konulmayacaktır.  Nasıl ki, tanıklıktan çekinmeye hakkı olanlar, isterlerse tanıklık edebilirlerse,  mektuplarına el konulmama dokunulmazlıkları bulunanlar da, söz konusu mektuplara  el konulmasına izin verebilirler. Ancak bu kişilere el konulmazlık haklarının bulunduğu  bildirilmelidir. Ancak yasaya aykırı mektup ve belgelere el konulmuş ise, CMK.206 ve

217/son maddeleri uyarınca bu mektup ve belgelerin soruşturma ve kovuşturmada  kanıt olarak kabul edilmemesi gerekir.

 

C. Elkoyma kararını verme yetkisi :

 

    El koyma, ispat aracı olarak yararlı görülen veya müsadereye tabi eşyanın  yanında bulunduran kişinin rızası dışında muhafaza ya da güvence altına alınması  olarak tanımlanmıştır. ( CMK. m. 123 ) Yanında bulunduranın eşyayı kendiliğinden  verdiği ya da eşyanın sahipsiz olması durumlarında, el koyma kararı alınmasına gerek  yoktur. Bu durumlarda el koyma kararı alınmaksızın sözü edilen eşyalar muhafaza  altına alınır.

 

   127. maddenin 1.fıkrasına göre, zorla el koymaya kural olarak hakim  yetkilidir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda, C.Savcısının yazılı  emriyle kolluk görevlileri de el koyma işlemlerini yapabilirler. Kolluk görevlisi, hakim  kararı olmadan veya C.Savcısının yazılı emri bulunmadan el koyma işlemini gerçekleştiremez. Kolluk amirinin, el koyma emri vermeye yetkisi yoktur. Eşyaya el koyan kolluk görevlisinin açık kimliği tutanağa geçirilmelidir. C.Savcısının tarafından verilen yazılı emre dayalı el koyma 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulur.  Hakimin de kararını el koymadan itibaren 48 saat içinde açıklaması gerekir. Aksi taktirde el koyma kendiliğinden kalkar.

Yanında bulunan eşyasına ve diğer mal varlığına el konulan kişi, hakimden her zaman el koymanın kaldırılmasını isteyebilir.  El koyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. Ancak el koyma işlemi bu kişinin huzurunda yapılmışa ya da el koymadan haberdar olduğu  her hangi bir şekilde ( örneğin el koyma işleminin kaldırılması için hakime yaptığı  başvurudan ) anlaşılıyorsa artık bildirime gerek yoktur.

 

   Askeri mahallerde yapılacak el koyma işlemi, hakim veya C.Savcısının istemi  ve katılımıyla, askeri makamlar tarafından yerine getirilir. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmetler Kanununun 12.maddesine göre askeri mahal, kıta, taktik birlik, idari birlik,  karargah ve askeri kurumlar ile aynı kanunun

 

51.maddesine göre kışla ve benzeri yerler ve kışla gazinolarıdır.

 

D.TAŞINMAZLARA, HAK VE ALACAKLARA ELKOYMA

 

   5020 sayılı kanun ile Bankacılık Kanununda yapılan değişiklik ile belli suçlar açısından hukuk devleti ilkesini zorlayan bir takım Ceza Muhakemesi tedbirleri getirilmiş, sağlıklı bir denetimi de yapılamamıştır. Bu sakıncaları ortadan kaldırmak  amacıyla belli suçların işlenmesi söz konusu olduğunda taşınmazlara, hak ve  alacaklara el koymanın nasıl yapılacağına ilişkin özel bir düzenleme 128. maddede  düzenlenmiştir. Bu yeni düzenleme karşısında 5020 sayılı kanun ile yapılan

değişikliklerde mülga hale gelmiştir. Artık CMK. nu uyarınca işlem yapmak  gerekecektir.  CMK.nun 123 maddesinde suçun kanıtı olan ya da zoralımı gereken eşya  veya malvarlığının el konulması düzenlenmişken ; 128. maddede, soruşturma veya  kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair kuvvetli  şüphe bulunması durumunda şüpheli veya sanığa ait mal varlığı değerlerine el  konulması hususu düzenlenmiştir. Böylece yeni TCK nun 55. maddesinde yer alan kazanç müsaderesinin konusu olacak mallara baştan el konularak verilecek kararın  hayata geçirilmesi sağlanmıştır. Ancak bu şekilde bir el koyma yapılabilmesi için söz  konusu suçun 128/2 de yer alan ve katalog şekilde sayılan suçlardan olması gerekir.  128. maddenin 3. ve devamı fıkralarında bu el koymanın nasıl yapılacağına dair hükümlere yer verilmiştir.

 

   Maddenin 8. fıkrasında, el koymanın gereklerine aykırı hareket edenlerin,  TCK.nun 289.maddesinde öngörülen muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan  cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Maddedeki özel nitelikteki el koymaya ancak hakim karar verebilir.  C.Savcısının el koyma emri vermeye yetkisi yoktur.  Bu el koyma kararı soruşturma aşamasında verilebileceği gibi kovuşturma

aşamasında da verilebilir.

 

E. Postada elkoyma

 

   CMK. nun 129. madde postada el koymayı düzenlemiştir. Posta ile veya  resmi veya özel kuruluşlarla gönderilen (örneğin özel kargo şirketlerince taşınan) her  türlü gönderiye delil oluşturma şüphesi bulunduğunda hakim veya gecikmesinde  sakınca bulunan hallerde C. Savcısının kararı ile el konulabilir. Gecikmesinde sakınca  olup olmadığının takdiri C.Savcısına aittir. El koyma işlemini yapan kolluk görevlileri  gönderiyi açamazlar. Bu gönderi mühürlenerek kararı veren hakim veya C. Savcısına

getirilir. Hakim veya C. Savcısı gönderiyi açar ve içeriği açısından delil olabilecek veya  soruşturma sırasında adliyenin eli altında olması gereken bir şey bulursa buna el  koyar değil ise sahibine iade eder.

 

   Ancak 126. madde uyarınca; şüpheli veya sanık ile 45 ve 46. maddelerinde  belirtilen tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan kişiler arasındaki mektuplara ve belgelere bu mektup ve belgeler söz konusu kişilerde bulunduğu sürece el  konulamaz.

 

   Bu gönderiler şüpheli veya sanık tarafından gönderilmiş olabileceği gibi, şüpheli  veya sanığa gönderilmiş olması da mümkündür. Gönderi, mektup, telgraf,  elektromanyetik araçlarla gönderilmiş belgeleri de kapsar.  Soruşturma ve kovuşturmanın amacına zarar vermek olasılığı bulunmadıkça,  alınmış tedbirlerin ilgililere bildirilmesi gerekir. Zarar verip vermeme durumunun  hakim veya C.Savcısı tarafından değerlendirilmesi gerekir.  CMK.nun 129.maddesine aykırı olarak el konulan şeylerden elde edilen kanıtlar, hükme esas alınamazlar (CMK.nun 206/b, 217/son maddesi)

 

F. Avukat bürolarında elkoyma ve avukatın postadaki eşyalarına elkoyma :

 

    Avukatın bürosunun aranması sırasında avukatın kendisi , baro başkanı veya  onu temsil eden avukat, el konulan bazı şeylerin avukat ile müvekkilin arasındaki  mesleki ilişkiye ait olduğunu öne sürülerek el koymaya karşı çıktıklarında, bu şey  ayrıca paketlenip mühürlenir ve bu konuda gerekli kararı vermesi için hakim veya  mahkemeye gönderilir. Hakim veya mahkeme paketi açıp inceleme yapar ve el  konulan şeyin avukat ile müvekkili arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu  saptadığında el konulan şey derhal avukata iade edilir ve yapılan işlemlere ilişkin  tutanaklar ORTADAN KALDIRILIR. Eğer avukata ait bir gönderiye postada el koyma  söz konusu ise ve bu gönderi için de benzeri bir itiraz ileri sürülür ise aynı şekilde  işlem yapılır. Bu yönde verilecek kararların 24 saat içinde verilmesi gereklidir.

 

   El konulan bir eşyanın soruşturma veya kovuşturma için muhafazasında bir  yarar olmadığı anlaşıldığında; resen veya talep üzerine, C. Savcısı, hakim veya  mahkeme tarafından iadesine karar verilir. Bu talep üzerine verilecek kararlar itiraza  tabidir.

 

   Maddenin 3.fıkrasında, bürosunda arama yapılan avukatın postadaki  eşyalarına da el konulması öngörülmüştür. Ancak bu durumda da, yine avukatın  kendisi, baro başkanı veya temsilci avukatın, el konulan şeylerin avukatla müvekkili  arasındaki mesleki ilişkiye ait olduğunu ileri sürerek karşı koymaları olanaklıdır. Bu  durumda maddenin 2.fıkrasındaki paketleme ve mühürleme ve yargıç kararı, iade ve  tutanakların ortadan kaldırılmasına ilişkin yöntemlerin aynısının uygulanması gerekir.

Yetkili hakimin, gerek büroda ve gerekse postada el konulan şeylerin, avukatla  müvekkili arasındaki ilişkiye ait olmadığını saptaması durumunda, söz konusu  eşyaların avukata geri verilmeyip C.Savcısı ya da mahkemeye teslimi gerekir.

 

G. Askeri mahallerde yapılacak el koyma :

 

Askeri mahallerde yapılacak el koyma işlemi, hakim veya C.Savcısının istemi  ve katılımıyla, askeri makamlar tarafından yerine getirilir.

 

 

H. Elkonulan eşyanın iadesi : 

 

     şüpheli, sanık, mağdur veya üçüncü kişilerden suç nedeniyle alınmış şeylerin  soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmamış veya  müsadereye tabi tutulamayacağı anlaşılmış ise, geri verilmesine karar verilir. Geri  vermenin kendiliğinden ya da istem üzerine olması mümkündür. Kovuşturma  evresinde eşyanın geri verilmesine mahkemece karar verilir. Soruşturma evresinde  ise, geri vermeye C.Savcısı karar verir. Ancak mülkiyet konusunda çekişme ve itiraz  varsa, mahkemenin eşyanın kime ait olduğunu araştırması ve sonucuna göre bir  karar vermesi gerekir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir.

 

    Ceza mahkemesinin eşyayı geri verme kararı, mülkiyeti kesin olarak  çözümleyen bir karar niteliğinde değildir. şüpheli, sanık, mağdur ve üçüncü kişiler,  hukuk mahkemesine dava açıp haklarını kanıtlayıp, ceza mahkemesinin eşyayı teslim  ettiği kişiden geri almaları olanaklıdır.  CMK.nun 128.maddesinde düzenlenen özel el koyma halinde de el konulan  eşya ve diğer mal varlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait ve bunlara delil  olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde sahibine geri verilir.  Elkonulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması 132. maddede el konulan eşyanın muhafazası veya elde çıkarılmasına ilişkin  usul kurulları hükme bağlanmıştır.

 

İ. ELKONULAN EŞYANIN MUHAFAZASI VEYA ELDEN ÇIKARILMASI 

  

   Elkonulan eşya, zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana  gelme tehlikesinin varlığı halinde, hükmün kesinleşmesinden önce elden çıkarılabilir.  Elden çıkarma kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde  mahkeme tarafından verilir.Karar verilmeden önce eşyanın sahibi olan şüpheli, sanık  veya ilgili diğer kişiler dinlenir; elden çıkarma kararı, kendilerine bildirilir.  Elkonulan eşyanın değerinin muhafazası ve zarar görmemesi için gerekli  tedbirler alınır. Elkonulan eşya, soruşturma evresinde Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma  evresinde mahkeme tarafından, bakım ve gözetimiyle ilgili tedbirleri almak ve  istendiğinde derhâl iade edilmek koşuluyla, muhafaza edilmek üzere, şüpheliye,  sanığa veya diğer bir kişiye teslim edilebilir. Bu bırakma, teminat gösterilmesi  koşuluna da bağlanabilir.

Elkonulan eşya, delil olarak saklanmasına gerek kalmaması halinde, rayiç  değerinin derhâl ödenmesi karşılığında, ilgiliye teslim edilebilir. Bu durumda  müsadere kararının konusunu, ödenen rayiç değer oluşturur.

 

J. Tesadüfen elde edilen deliller ve kişiler :

(CMK. m.138/ 1; Yönetmelik m.10 )

Usulüne uygun yapılan arama veya el koyma sırasında ;Yapılmakta olan  soruşturma veya  kovuşturmayla ilgisi olmakla birlikte, karar veya yazılı emirde konu  edilmeyen veya yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan  ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek, bir delil elde edilirse; bu  delil koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilerek el  koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir  istenir. Bu tür aramada, aramanın amacı ve konusu dışında ele geçirilen ve haklarında  tutuklama veya yakalama kararı bulunan kişiler, evrakıyla birlikte Cumhuriyet  başsavcılığına sevk edilir.

 

K. Zorlama amaçlı elkoyma ( CMK. madde 248) :

 

 

 1. ZORLAMA AMAÇLI ELKOYMA HÜKÜMLERİNİN UYGULANABİLECEĞİ SUÇLAR :

 ( CMK m. 248/ 2)

A ) Türk Ceza Kanununda tanımlanan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),

3. Hırsızlık (madde 141, 142),

4. Yağma (madde 148, 149),

5. Güveni kötüye kullanma (madde 155),

6. Dolandırıcılık (madde 157, 158),

7. Hileli iflas (madde 161),

8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

9. Parada sahtecilik (madde 197),

10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),

11. Zimmet (madde 247),

12. İrtikâp (madde 250),

13. Rüşvet (madde 252),

14. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),

15. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236), 44

16. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 30

16. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307,  308),

17. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315),

18. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333,

334, 335, 336, 337), Suçları,

B) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah  kaçakçılığı (madde 12) suçları,

C) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında  tanımlanan zimmet suçu,

D) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,

E) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar, Hakkında uygulanır.

 

2. Zorlama amaçlı elkoymanın uygulanması :

 

   Kaçak sanığın duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye´de bulunan  taşınır ( taşıt araçları, hisse senetleri, tahvil, kıymetli eşyalar gibi ) ve taşınmaz  mallarına, banka hesaplarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak mahkeme  kararıyla elkonulabilir. Elkoyma ve kayyım atama kararı müdafiine bildirilir. Elkonulan mal, hak ve alacakların korunmasında, elkoymaya ilişkin hükümler

uygulanır.Taşınmaz mallara konacak tedbir, bunlar üzerindeki her türlü tasarrufun  yasaklanacağını , ayrıca bunların gelirinin de kayyım tarafından tahsil edilerek  mahkemece belirlenecek yere yatırılmasını ifade etmektedir.  Mahkeme elkoymaya karar verdiğinde, kaçağın yasal olarak bakmakla yükümlü  bulunduğu yakınlarının alınan tedbirler nedeniyle yoksulluğa düşebileceklerini

saptarsa, bunların geçimlerini sağlamak üzere, elkonulan mal varlığından sosyal  durumları ile orantılı miktarda yardımda bulunulması konusunda kayyıma izin verir.

 

 

3. Zorlama amaçlı elkonulan malların idaresi :

 

    Zorlama amaçlı elkonulan malların idaresi için mahkeme tarafından bir  kayyım atanacaktır.

 Kayyım Türk Medeni Kanuna göre atanmış bir vasi gibi hareket etmek ve  mahkemeye hesap vermekle yükümlü olacaktır. Mahkeme kayyımın tahsil edeceği

gelirleri nereye yatıracağını kararında gösterecektir. Bir ticari işletme söz konusu ise,

kayyım bu işletmeyi basiretli bir tacir gibi idare edecektir ; gerekli basiretin gösterilip

gösterilmediğini mahkeme denetleyecektir.

 

4. Bildirim ve ilan :

 Elkoyma ve kayyım atama kararları sanığın müdafiine bildirilir.   Tedbirlere ilişkin kararların özetinin bir gazetede ilânına mahkemece karar  verilebilir. Bu husus mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Aslında bu karar üçüncü  kişilerin korunması amacına yönelik olduğu kadar ayın zamanda tedbirlerle ilgili  makam ve mercileri de bunlardan haberdar etme gereğini karşılamaktadır. Taşınmaz  mallar hakkında alınmış bulunan tedbirler tapu siciline işlenmesi için , mahkemece  malın bulunduğu yer tapu sicil müdürlüğüne bildirilecektir. Yine aynı şekilde sicile  kayıtlı araçlar, gemi ve yatlar gibi taşınır mallar içinde örneğin trafik müdürlüğü ve  balgama limanına da gerekli bildirimler yapılmalıdır.

 

5. Zorlama amaçlı elkoymanın kaldırılması :

 

   Bu gün, özellikle, Devlete veya kamu kuruluşlarına ait mal veya değerlere  karışı suç işleyenler, yurt dışına kaçmakta, Türkiye ‟ deki mallarının gelirinden  yararlanarak yurt dışında rahatça yaşamaktadır. Kanunun kabul ettiği amaç bu gibi sanıkların, duruşmalara gelmesi için zorlanması olduğu için kaçak yakalandığında  veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda elkoymanın ve tedbirlerin tümüyle

kaldırılmasına karar verilecektir. 

 

 

Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama,

kopyalama ve elkoyma :

 

 

İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4 üncü maddesinde  gösterilen görev ve faaliyetlerle ilgili olan bilgi ve belgeler birinci fıkra  kapsamındadır. “ şeklinde tarif edilmiştir.

 

IV. şirket yönetimi için kayyım tayini ( CMK. m. 133 )

 

 

1. ŞİRKET YÖNETİMİ İÇİN KAYYIM TAYİNİ HÜKÜMLERİNİN UYGULANABİLECEĞİ  SUÇLAR :

 

A) TÜRK CEZA KANUNUNDA YER ALAN,

1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),

2. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

3. Parada sahtecilik (madde 197),

4. Fuhuş (madde 227),

5. Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),

6. Zimmet (madde 247),

7. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),

8. Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315),

9. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333,  334, 335, 336, 337),

Suçları,

B) ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUNDA TANIMLANAN  SİLAH KAÇAKÇILIĞI (MADDE 12) SUÇLARI,

C) BANKALAR KANUNUNUN 22 NCİ MADDESİNİN (3) VE (4) NUMARALI FIKRALARINDA  TANIMLANAN ZİMMET SUÇU,

D) KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNUNDA TANIMLANAN VE HAPİS CEZASINI GEREKTİREN  SUÇLAR,

E) KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNUN 68 VE 74 ÜNCÜ  MADDELERİNDE TANIMLANAN SUÇLAR.


2. ŞİRKET YÖNETİMİ İÇİN KAYYIM TAYİNİ HÜKÜMLERİNİN UYGULANAMA ŞARTLARI


A) Soruşturma konusu suçun 133/4 maddesinde katalog halinde sayılan  (yukarıda belirtilen ) suçlardan birisi olmalıdır,

 B) Bu suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda KUVVETLİ ŞÜPHE sebeplerinin bulunması gerekir,

 C) Şirket yönetimine kayyım tayini, soruşturma veya kovuşturma konusu  suçla ilgili maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için GEREKLİ olmalıdır.  Bu şartlar tümü var ise hakim veya mahkeme tarafından şirket işlerini  yürütülmesi ile ilgili olarak bir kayyım atanır. Bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olsa bile, icrası tamamlanmış bir  suçla ilgili olarak şirket yönetimine kayyım tayin edilemez. Bir turizm şirketinin  faaliyeti içinde örneğin uyuşturucu madde ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti,  fuhuş, kumar oynatma gibi suçların işlendiği; kurulan şirketin, gerçek bir ticari  faaliyeti için değil, örneğin banka kaynaklarının zimmete geçirilmesinde bir araç  olarak kullanıldığı; kurulan şirketin, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin yurt  dışına transfer edilmesinde veya bunların resmi olmayan kaynağını gizlemek ve  meşru bir yol elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak amacıyla, çeşitli işlemlere  tabi tutulmasına araç olarak kullanılması hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, bu koruma tedbirine başvurulabilecektir.

 

3. ŞİRKET YÖNETİMİ İÇİN KAYYIM TAYİNİ KARARI, İÇERİĞİ VE İLANI :

 

Bu tedbire hakim veya mahkeme hükmedebilecektir. Kayyım atama  kararında yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına mı  bağlı kılındığı veya yönetim organını yetkilerinin tümüyle kayyıma mı verildiği açıkça belirtilir. şirket yönetim organının karar ve işlemlerinin kayyımın onayına bağlı  tutulduğu hallerde, özel hukuk hükümlerine göre görevlendirilmiş olan şirket yönetim  kurulu veya müdürleri, görevlerine devam ederler. Ancak, bu kişilerin şirket yönetimi  ile ilgili tasarruflarının ve işlemlerin hukuki geçerlik taşıyabilmesi atanan kayyımın  onayına bağlıdır.  Atama kararı ile yönetim organlarının yetkilerinin tümü ile kayyıma verilmesi  halinde özel hukuk hükümlerine göre görevlendirilmiş olan şirket yönetim kurulu  veya müdürleri, görevleri sona erer.  Şirket yönetimine kayyım tayini üçüncü kişilerle yapılan işlemlerle ilgili  bağlayıcı sonuç doğurabilmesi için, hakim veya mahkemenin kayyım atama kararının  ticaret sicili gazetesinde ( ve diğer uygun vasıtalar ile ) ilan edilmesi gerekir. Bu  karar örnekleri, ayrıca, ilgili şirketin merkez ve şubelerinde üçüncü kişiler tarafından  görülecek şekilde asılır.


4. KAYYIM TAYİNİ KARARININ SÜRESİ, KAYYIMIN ÜCRETİ, KAYYIMIN  İŞLEMLERİNE İTİRAZ :

 

Atanan kayyımın görevi, soruşturma ve kovuşturma süresince ve en geç  hüküm anına kadar devam edebilir.   Hakim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş olduğu ücret, şirket  bütçesinden ödenir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı  verildiğinde; şirket bütçesinden ödenen bu paranın tamamı kanuni faizi ile birlikte  devlet hazinesinden karşılanır.   Tüm ilgililer, atanan kayyımın işlemlerine karşı Türk Medeni Kanunu ve Türk

Ticaret Kanuna hükümlerine göre, görevli mahkemeye başvurabilirler.

 

V. ELKOYMA YA İLİŞKİN ÖZEL DÜZENLEMELER :

 

1. 5187 SAYILI BASIN KANUNU 25. MADDESİNDE;

“ Soruşturma için sübut vasıtası olarak her türlü basılmış eserin en fazla üç  adedine Cumhuriyet savcısı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kolluk el  koyabilir.  Soruşturma veya kovuşturmanın başlatılmış olması şartıyla … öngörülen  suçlarla ilgili olarak basılmış eserlerin tamamına hakim kararıyla el konulabilir.”

 

2. 4915 SAYILI KARA AVCILIĞI KANUNU’NUN SUÇLARIN TAKİBİ BAŞLIKLI 20.MADDESİNDE;

 

“….. Suçların takibi ile görevli olan av koruma memurları ve saha bekçileri  bu Kanunda belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye,  haklarında suç zaptı düzenlemeye ve silah, alet ve ekipmanlar ile canlı, cansız av  hayvanlarını, av hayvanlarının bizatihi avında kullanılan suç vasıtalarını kime ait  olursa olsun zapt etmeye ve bu amaçla yakalamaya görevli ve yetkilidir…kır ve köy  bekçileri ile köy muhtarları aynı yetkiyi haizdir…‟

 

3. 4926 SAYILI KAÇAKÇILIK KANUNU :

 

 17/2. maddesi ; ”Kaçak eşya, her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve  uyuşturucu maddelerin bulunduğu şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya  yarayan diğer araçlarda arama yapılır.” ; ” Ticarethane, işyeri, eğlence ve benzeri  yerler ile eklentilerinde arama yapılması ve buralardaki eşyaya el konulması bu  Kanunda öngörülen suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş  hakim kararı; bu sebebe bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise o  yerin en büyük mülki amirinin veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılır.  Mülki amirin veya Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı emir yirmidört saat içinde  görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını en geç kırksekiz saat içinde açıklar,  aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar…..” ;

19/ 1. maddesi ; ” Bu Kanunda zoralımı öngörülen kaçak eşyaya derhal el

konulur…” demektedir.

 

 

4. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu :

 

   Eser sahiplerinin, eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahiplerinin veya  diğer hak sahiplerinin haklarının ihlali halinde, şikayete selahiyeti olanların  başvurması üzerine, tecavüzün gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana geldiği yerin  Cumhuriyet savcısı, yetkili mahkemeden usulsüz çoğaltılmış nüsha veya yayınlara el  konulmasını, bunların imha edilmesini, bu konuda kullanılan teknik araçların

mühürlenmesini, satıĢını ve usulsüz çoğaltımın gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını

talep edebilir( 75/ 2. fıkra) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı üç gün içinde  yetkili mahkemeye sunulmak üzere el koyma ve mühürleme kararını re`sen verebilir.

(75/ 3 .fıkra ).

   Nüsha ve süreli olmayan yayınların el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün  içerisinde, eser veya hak sahipleri tarafından yetkili mahkemeye herhangi bir şikayet  veya başvuruda bulunulmaz ise Cumhuriyet savcısının talebi üzerine yetkili  mahkeme, davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin  imhasına veya bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına dair imkanların  olması halinde, mevcut halleriyle veya bir daha kullanılmayacak derecede vasıfları

bozulmak suretiyle, hammadde olarak satışına karar verir. Belirtilen süre içinde eser  veya hak sahipleri tarafından bir şikayet veya başvuru yapılması halinde bu Kanunun  68 inci maddesi hükümleri uygulanır. El konulan nüsha ve süreli olmayan  yayınların imhasına, bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına ve  hammadde olarak satışına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir  yönetmelikle belirlenir.( 75/ 4. fıkra )

Madde 79-Bu Kanun hükümlerine göre imali veya yayımı cezayi mucip olan  çoğaltılmış nüshalarla bunları çoğaltmaya yarayan kalıp ve buna benzer vasıtaların  zabıt, müsadere ve imhasında Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükümleriyle Ceza  Muhakemeleri Usulü Kanununun 392, 393 ve 394 üncü maddeleri uygulanır.

 

 

 

 
Bugün Tekil: 203 Bugün Çoğul: 498 Dün Tekil: 1276 Toplam Tekil: 1637303 Toplam Çoğul: 4049923
        Dataişlem