,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
FAZLA ÇALIŞMAYI KABUL ETMEYEN APARTMAN GÖREVLİSİNİN DURUMU / 14-10-2014
 FAZLA ÇALIŞMAYI KABUL ETMEYEN APARTMAN GÖREVLİSİNİN DURUMU

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

ESAS: 2014/2272

KARAR: 2014/8886

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız nedenle feshedildiğini, her gün 8 saat normal mesai süresine ek olarak 4 saat nöbet tutmak ya da işverenin verdiği işleri yapmak suretiyle fazla mesaiye kaldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve fazla mesai ücretlerini talep etmiştir.

Davalı, davacının üç gün üst üste mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmemesi sebebiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, zorunlu durumlarda mesai ve ek bazı işler yaptırıldığında ise ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iş akdinin gerçek fesih sebebinin, 25/07/2012 tarihli olup ayda 3 kez hafta tatili kullandırmak isteyen yönetimin imzalamak için gönderdiği evrakın, davacı tarafından "İş Kanunu´na göre her hafta iznimi kullanmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunması üzerine durumu kabul etmeyen yönetici tarafından sonlandırılmış olduğunun tanık beyanları ile ortaya konulduğu, yine davacının fazla çalışmalarının tanık beyanları ile belirlendiği, davalı işverenin davacının haklarını ödediğini ve yıllık izinlerini kullandırdığını yöntemince kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.

Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut olayda; mahkemece itibar edilip doğru kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının fazla mesai alacağının kabul edildiği anlaşılmakla birlikte, davalı tarafından ödeme belgesi niteliğinde mahkemeye sunulan ve dosyada mevcut ödeme makbuzu niteliğindeki bir kısım belgelerde; davalı tarafından ödemenin fazla mesai alacağına ilişkin olup hangi miktarda ödeme yapıldığı da açıkça yazılmasına; bir kısım ödeme makbuzunda ise açıkça yazılmamasına rağmen yaptırılan çalışmanın niteliği itibariyle bunu karşılayan ödemenin fazla mesai alacağı olarak davacıya ödenmiş olduğu değerlendirilmiş olmakla; ödeme makbuzlarındaki davacı imzasının kendisine ait olup olmadığının da sorularak ödeme makbuzu niteliğindeki bu belgelerde yer alan ödemelerin hesap edilen toplam fazla mesaiye ilişkin alacaktan düşülmemiş olması yerinde görülmemiş ve mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24/04/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

 
Bugün Tekil: 1426 Bugün Çoğul: 2605 Dün Tekil: 1258 Toplam Tekil: 1643323 Toplam Çoğul: 4063837
        Dataişlem