,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
CGK DİPLOMA SAHTECİLİĞİ / 15-12-2011

ESKİ TCK UYGULAMASINDA DİPLOMA SAHTECİLİĞİ İLE İLGİLİ CGK KARARI :

" ... Uyuşmazlığın konusu sübuta ilişkin olmayıp suç vasfına ilişkindir.Uyuşmazlığın çözülebilmesi için TCK nun benimsediği sisteme göre belge türlerine göre sahtecilik suçları üzerinde durmak gerekir :

Bu sisteme göre ;

a) RESMİ BELGENİN ASLINDA SAHTECİLİK ;

Resme belgenin aslında sahtecilik eğer görevli bir memur
tarafından görevi nedeniyle (görevi kapsamında kalan bir iş/lemle ilgili olarak) işlenmişse TCK m 339/1-2;

Bu tür belgedeki sahtecilik görevli olmayan kimseler veya görevi dışında kalan iş/lemler için memur tarafından işlenmişse m 342/1-2 ;

b)ASLIN AYNISI OLAN SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK:

Aslın aynısı olan suret/örnek üzerinde ve görevli bir memur tarafından,görevi ile ilgili olarak işlenmişse TCK m 341/1 ;

Bu tür sahtecilik(aslı var olan suret/örnek üzerinde) görevli olmayan kişiler veya görevi dışında olarak memur tarafından işlenmişse m 342/3 ;

c) YİTEN ASIL YERİNE GEÇEN ONAYLI SURET/ÖRNEK ÜZERİNDE SAHTECİLİK :

Bu durumda sahtecilik resmi belgenin aslı yerine geçen onaylı suret/örnek üzerinde işlenmiş ise TCK m 339/son uyarınca asıl belge gibi sayılarak fail görevli memur ise ve görevi nedeniyle suçu işlemişse TCK m 339/1-2 ;
Bu tür belgede işlenen sahtecilik fail görevli memur değil de herhangibir kişi ise,m 342/1-2 ;

Esasen onaylı suretin aslı yoksa ve fail görevli memur ise m 341/1 -birinci cümlesi;

Bu tür sahtecilikte fail görevli memur dışında bir kimse ise m 341/3 -birinci cümlesi ; uygulanacaktır.

d) ASLIN ÖZETİ ÜZERİNDE İŞLENEN SAHTECİLİK :

Belge türlerine göre sahtecilik suçlarını bu şekilde ayırdıktan sonra olaya baktığımızda sanık sahte diplomayı kullanmıştır.Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki diploma terhis tezkeresi,adli sicil fişi,ikametgah kağıdı v.b. .. Yani bir memur tarafından sicil ve kayıtların veya sair belgelerin kapsam ve içeriğine dayanılarak oluşturulup bu içeriği özet olarak gösteren belgeler onaylı özet sayılmaktadır.O halde ilk olarak oluşturulmayan ve aslın içeriğini tamamen göstermeyen tüm resmi belgeler onaylı özet olarak kabul edilmelidir.

Bu tür onaylı özet belgeler üzerindeki sahtecilik suçları ancak görevli bir memur tarafından işlenebilir.Nitekim 341. maddenin bu suçla ilgili ikinci fıkrası fail bakımından 1. fıkraya yollama yapmaktadır,ki,bu fıkra memur tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenlemiştir.Buna karşılık resmi belgenin aslında,memur olmayan kimseler tarafından işlenen sahtecilik suçlarını düzenleyen 342.maddede asıl ve suretler düzenlendiği halde onaylı özetler düzenlenmemiştir.

O halde onaylı bir özette memur olmayan bir kimse veya görevi dışında hareket eden bir memur sahtecilik yaparsa 341.maddenin ikinci fıkrasına uyan bu eylemden dolayı cezalandırılamayacaktır.(Fail ancak görevli memur olabileceği için)

Bu gibi durumda ne yapılacaktır? Bu konuda TCK da bir boşluk sözkonusudur.Nitekim yeni İtalyan Ceza Yasasının 482.maddesi onaylı özetlerde yapılan sahtekarlığın memur olmayan veya görevi dışında hareket eden memur tarafından işlenmesi halinde 478.maddeye yollamada bulunarak cezalandırmış ve boşluğu öylece doldurmuştur.

Buna göre onaylı özet belgede memur tarafından işlenen sahtecilik suçları m.341/2 uyarınca (m.342 ye göre daha az ceza gerektiren bir madde) daha hafif,üçüncü derecede bir yaptırıma bağlanmıştır.Zira onaylı özet asıldaki bilgilerin tümünü içermeyen,özet bilgi kapsayan,içeriği özetlenen bir aslın,sadece varlığını belgeleyen resmi belgelerdir.Bu itibarla onaylı özet belgede görevli memur olmayan bir kimsenin işlediği sahtecilik suçlarında ,bu suçu işlerken görevli memurla birlikte hareket edip etmediği araştırılıp işbirliği yaptığının anlaşılması halinde TCK m 64-65 dairesinde m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,görevli memur ile işbirliği kanıtlanamayan fail,eğer üzerinde sahtecilik yapılan onaylı özet TCK m 355 te öngörülen belgelerden ise 356.maddeye göre cezalandırılmalı,aksi halde ceza tertip edilmemelidir.

Olayımızda sanığın sahte diploma düzenlettirerek kullandığı ileri sürülmektedir.Buna göre sanığın kendisine diploma sağlayan görevli kimselerle işbirliği yapıp yapmadığı araştırılmalı,yapmışsa TCK m 341/2 ye göre cezalandırılmalı,işbirliği yapmamışsa eyleminin TCK m 355 yollaması ile m 356 ya girip girmediği tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

SONUÇ : Açıklandığı üzere sanık vekilinin temyiz itizları yerinde görüldüğünden
tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile yerel mahkeme direnme hükmünün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
CGK 24.4.1989 105-165

 
Bugün Tekil: 65 Bugün Çoğul: 188 Dün Tekil: 1355 Toplam Tekil: 1582436 Toplam Çoğul: 3928302
        Dataişlem