,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İLE İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ / 28-09-2015
 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İLE İŞVERENLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

30.06.2012 tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş kazalarına ve meslek hastalıklarına meydana gelmeden önce müdahale edilmesi ve işyerinde işin yürütülmesi esnasında meydana çıkabilecek risklerin tespiti ile mevcut risklerin ortadan kaldırılması ve/veya yeni risklerin oluşmasının engellenmesi amaçlanmıştır. Sayı sınırı olmaksızın, memur, işçi, işveren, çırak, stajyer tüm çalışanlar, kamu ve özel sektöre ait bütün işler ve işyerleri, ile tarım vb. dahil tüm işkolları yasanın kapsamında yer almaktadır. TSK, emniyet, afet müdahale ekipleri, ev hizmetleri, kendi nam ve hesabına tek başına çalışanlar bu kapsamın dışında kalmaktadırlar.

6331 sayılı yasa kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra, (01 Temmuz 2014), 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra, (01 Temmuz 2013);Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra, (01 Ocak 2013) yürürlüğe girecektir.

İşyerlerinde yapılan işler esas alınarak, o işyerinin hangi tehlike sınıfında yer alacağı belirlenecektir. Yasada az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere üç tür tehlike sınıfı belirlenmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun “Tehlike sınıfının belirlenmesi” başlıklı 9 uncu maddesinde; işyeri tehlike sınıflarının, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 83 üncü maddesine göre belirlenen kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi de dikkate alınarak, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürünün Başkanlığında ilgili taraflarca oluşturulan komisyonun görüşleri doğrultusunda, Bakanlıkça çıkarılacak tebliğ ile tespit edileceği, hükmü yer almaktadır. Belirtilen hükme istinaden, işyeri tehlike sınıfları, 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmi Gazete’de İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği ekinde yayımlanmıştır. Bu tebliğde yer alan liste esas alınarak işyeri tehlike sınıfı tespit edilecektir.

Anılan Kanunun, özellikle 6–7 ve 8.maddelerinde tüm işverenlerin işyerlerinde, yer aldığı tehlike sınıfına bakılmaksızın, tüm işyerlerinde, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi gibi profesyonellerin görev yapacağı düzenlenmiştir. İşveren, çalışanları arasında bu niteliklerde personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi de üstlenebilir.

6331 sayılı Kanunun 6’ıncı madde hükmü gereğince, işveren, mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar. Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.

Yine tehlike sınıfı değerlendirilmesine bakılmaksızın her bir işyeri için risk değerlendirmesi yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Böylece, işverenin işyerinde çalışanlarının sağlık ve güvenliğini etkileyecek tehlikeleri belirleyerek gerekli tedbirleri alması hedeflenmiştir. Buna göre, işverenler işyerlerinin tehlike sınıfları dikkate alarak, çok tehlikeli işyerlerinde A sınıfı, tehlikeli işyerlerinde B sınıfı ve az tehlikeli işyerlerinde ise C sınıfı belgeye sahip iş güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi çalıştırmakla yükümlüdürler.

İşverenlere bütün çalışanlar için sağlık taraması zorunluluğu getirilmiştir. 6331 sayılı yasanın 15’inci madde hükmü gereğince, işe giriş, iş değişikliği, iş kazası, meslek hastalığı ve tekrarlanan işten uzaklaşma durumlarında talep etmesi halinde, iş, çalışan niteliği ve tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli periyotlar dâhilinde sağlık taraması zorunludur. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflarda yer alan işverenler için işçilerin işe başlamadan evvel sağlık raporu talep etmeleri zorunlu hale getirilmiştir.

Yeni yasa döneminde iş kazaları ve meslek hastalıkları kayıtlarının daha etkin ve güncel hale getirilmesi hedeflenmiştir. Buna göre işveren tarafından, iş kazalarının kazadan sonraki işgünü, meslek hastalıklarının ise öğrenildikten sonraki üç işgünü içinde, SGK’na bildirilmesi zorunludur. İşyeri hekimi ve sağlık görevlileri tarafından meslek hastalığı ön tanısı konulan vakalar, SGK tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk edilecektir. Sağlık kuruluşlarının kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının ise tanı koydukları meslek hastalıklarını en geç 10 gün içinde SGK’ na bildirmesi de düzenlenmiştir. Ayrıca işyerinde ölüm ve yaralanma sonuçları oluşmasa dahi meydana gelecek potansiyel kazaların da işveren tarafından kayıt altına alınması zorunludur. Böylece, ülkemizde artan iş kazası vakıalarının sayısında azalma olması ve meydana gelen iş kazası vakıalarının da kayıt altında tutulması hedeflenmiştir.

Tüm işverenlerin; ilkyardım, yangınla mücadele, kişilerin tahliyesi, ciddi ve yakın tehlikeyle karşılaşılması gibi durumlar için önceden acil durum planı hazırlama mükellefiyeti bulunmaktadır. Acil durumlara hazırlık amacıyla tüm çalışanların katılacağı eğitim ve tatbikatlar yapılması gerekmektedir. İşverenler; ilkyardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında işyeri dışındaki kuruluşlarla da irtibat sağlama mükellefiyetindedir.

İşverenin, tüm çalışanlarını iş sağlığı ve güvenliği ile çalışma hayatına dair hak ve sorumlulukları hakkında bilgilendirmesi yükümlülüğü bulunmaktadır. Çalışanların iş ve işyeri değişikliği, uzun süreli işten uzak kalma ve kullanılan donanımın değişikliğinin ardından, yeni çalışma koşullarına yönelik olarak eğitim alması ve bu eğitimlerin düzenli aralıklarla tekrarlanması esastır. İşverence, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacak olan işçilerden, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldıklarını belgelemelerinin istenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. İşçinin bu belgeye sahip olmaması halinde bu işlerde çalıştırılmaması gerekmektedir.

Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren işlerin yapıldığı tüm işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği kurulu oluşturulması zorunludur. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunacak kurulun, mevzuata uygun kararlarını uygulamakla yükümlüdür.

Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması hâlinde, işverenler birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirme mükellefiyeti altındadır. İş yerinde alt işverene bağlı çalışanlar da varsa asıl işverenin koordinasyonunda alt işverenin de katılımı ile bir kurul oluşturulması zorunluluğu bulunmaktadır.

Yasa koyucu inceleme konusu yasal düzenleme ile iş hayatındaki sağlık ve güvenlik koşullarının sebep olduğu olumsuz sonuçların azaltılmasını hedeflemiştir. Söz konusu yasal düzenlemenin uygulamadaki olumlu- olumsuz etkilerini ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz.

 
Bugün Tekil: 84 Bugün Çoğul: 220 Dün Tekil: 547 Toplam Tekil: 1640723 Toplam Çoğul: 4058745
        Dataişlem