,
 
Menu
Anasayfa Hakkımızda Kadromuz Çalışma Alanlarımız Linkler Önemli Bilgiler İletişim
HALK ARASINDA KORKU ve PANİK YARATMAK AMACIYLA TEHDİT (TCK Md 213) / 23-06-2012
HALK ARASINDA KORKU VE PANİK YARATMAK AMACIYLA TEHDİT SUÇU (TCK. md. 213)
 
Halk Arasında Korku ve Panik Yaratmak Amacıyla Tehdit Suçu 5237 sayılı TCK’nun “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” başlıklı 213 üncü maddesinde düzenlenmektedir. Maddede “ (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla, hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silâhla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza, kullanılan silâhın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir” denilmektedir . 

Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu ile korunan hukuki yarar; halkın hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlığı ya da malvarlığıdır.
Suçun maddi unsurunu, halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla, hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunmak oluşturmaktadır. Suç için belirli kişi veya kişilerin değil, gayri muayyen kişilerden oluşan kitlelerin tehdide muhatap olması aranır. Tehdidin halkın hayatı, sağlığı, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından bir korku, endişe veya panik meydana getirmek amacıyla yapılmış olması gereklidir. 

Tehdit sebebiyle halkta meydana gelecek telaş hali değişik derecelerde olabilir. Bu sebeple madde metninde endişe, korku ve panik kelimeleri kullanılmıştır. Ancak suçun tamamlanması için endişe, korku ve paniğin fiilen gerçekleşmiş olması aranmaz. Tehdidin objektif olarak böyle bir hâle sebebiyet verebilecek nitelikte olması yeterlidir. Fiil tehlike suçu niteliğinde olduğundan suçun teşekkülü bakımından herhangi bir  zararın doğmuş olması da şart değildir.

Eski ve Yeni TCK’ nın bu suç acısından mukayesesi:

1- 213 üncü maddenin 765 sayılı TCK’daki karşılığı olan 312/a maddesinden temel farkı, kapsamının daha geniş olmasıdır. Zira 765 sayılı Kanunda tehdidin hayat, sağlık veya mal aleyhine yapılmış olması aranmakta iken, yeni Kanunda bunlara ilaveten tehdidin “vücut ve cinsel dokunulmazlığa” yönelik olması hali de suç tipine dahil edilmiştir.

2- 213 üncü maddenin 2 nci fıkrasında, 765 sayılı Kanunun 312/a maddesinde bulunmayan bir nitelikli hal düzenlenmiştir. Buna göre suçun silah ile işlenmesi halinde, verilecek ceza kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilecektir. Silah deyiminden ne anlaşılacağı, Kanunun “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin f bendinde, 765 sayılı Kanunun 189 uncu maddesindeki hükümden daha kapsamlı ve net bir şekilde belirtilmiştir.

3- Yeni TCK’nun “Ortak Hüküm” başlıklı 218. maddesinde; “Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır” denilmektedir. Bu nitelikli hal 765 sayılı TCK’nunda yer almamaktadır.

4- Her iki kanunda suçun temel şekli bakımından hapis cezasının miktarı aynıdır. Ancak 5237 sayılı Kanunda 765 sayılı TCK’nundan farklı olarak para cezasına yer verilmemiştir. 
 
 
Bugün Tekil: 1175 Bugün Çoğul: 2184 Dün Tekil: 1341 Toplam Tekil: 1582191 Toplam Çoğul: 3927633
        Dataişlem